<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886</id><updated>2011-05-24T16:54:17.235-07:00</updated><title type='text'>Nikoçara</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>28</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-117040612218054171</id><published>2007-02-01T23:47:00.000-08:00</published><updated>2007-02-02T00:48:42.196-08:00</updated><title type='text'>Hakkımda bilinmeyen 5 şey</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/308046/soru%20i??areti.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/232643/soru%20i%3F%3Fareti.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Merhaba! Çoook uzun bi ara verdim farkındayım ama yılbaşı sonrası o kadar yoğun geçti ki yeni bir proje yapmaya vaktim olmadı, o yüzden de yazamadım. Benim şu büyük ayna projem içimde ukde şeklinde bekliyor, projem hazır, malzemelerimin yarısı da tamam,çizimlerin ölçümlerim hazır ama hala gereken çerçeveyi yaptıramadım ustaya:( Artık diğer projeleri bi tarafa bırakıp buna vericem tüm enerjimi....Bu ayna benim şimdiye kadar yaptığım en büyük projem olucak o yüzden her aşamasını tek tek fotoğraflıycam....Umarım güzel olur....&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ceydacım beni hakkımda bilinmeyen 5 şey konusunda sobelemese herhalde bir süre daha yazamayacaktım...Çok teşekkür ediyorum kendisine...Gelelim hakkımda bilinmeyen 5 şeye:&lt;/p&gt;&lt;p&gt;1. Ben küçükken anaokuluna gitmedim..Ankara o yıllarda acayip soğukmuş, diz boyu kar içinde resimlerimiz var...Annem de sıcacık evinden kaldırıp yollara dökmiyim çocuğu, seneye gider diye diye beni okul yaşıma getirmiş saolsun! Anaokuluna gitmedim ama gitmiş gibi hergün düzenli şekilde yaptığım faaliyetlerim vardı.Mesela annem hadi sen şimdi faaliyet yap derdi. Faaliyetin anlamı bi kağıda resim çiz, boya, sonra onu kesti! Ben nedense sürekli hep 3-4 katlı rengarenk pastalar çizer dururdum...Bi güzel boyardım onları, özenle keserdim..Neden başka bişey çizmiyordum bilmiyorum...İşin ilginci yemek yapmayı pek sevmiyorum ama pasta yapmaya bayılıyorum o zamandan belliymiş:)))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;2. Küçükken her kıyafetime uygun tokalarım, taçlarım vardı, saçlarım uzundu....ben de tokayı çok severdim ama annem de beni süslemeyi çok seviyordu sanırım...Tokalarımı ortaya döker, tokaları kullanarak kocaman kız resimleri yapardım...O kadar çok tokam vardı düşünün! O zamandan belliymiş süslü olacağım:)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;3. Ortaokulda ev boyanıyordu, ben kendi odamı boyarım diye tutturdum...Ve benim dekorasyon merakım heralde o zamanlar başladı...Odamı baştan yarattım! Duvarları pembe boyadım (tabi usta da yardım etti)Araya pembeli mavili bi bordür yapıştırdım, kendim ölçü alarak herşeyini kendim yaptım hem de...Yerler için pembe-beyaz kırçıllı duvardan duvara halı seçtim....Ve son olarak çiçek şeklinde pembe bir lamba aldım..Odam çok güzel oldu..Annemler bile şaşırdı yaptığım seçimlerin isabetine...Yaniiiii dekorasyon merakım da küçükten başlamış:)&lt;/p&gt;&lt;p&gt;4. Filmlerde kızlar önce çok çirkindir sonra birden acayip güzelleşir herkesi kendine hayran bırakır ya, böyle bi olay ben de yaşadım..Küçüklüğümden beri kiloluydum ama ergenlikle birlikte felakat olmuştum...Ortasonda yılsonu balomuz vardı, çok giymek istediğim bi kıyafet vardı ama o kilolarla asla giyemezdim. Hırs yaptım...O yaşta kendi kendime diyet ve acayip sıkı spor yaparak zayıfladım ve baloya o istediğim kıyafetle gittim..Herkes şok olmuştu bu sen misin diye..........&lt;/p&gt;&lt;p&gt;5. Araba kullanmaya çok meraklıydım, 19 yaşında ehliyet aldım ama babam tek başıma arabayı kullanmama izin vermiyordu. Babamın yanında uzun yolda bile araba kullanıyorduma ama tek başıma kullanamya gelince daha olmaz, ben tamam diyene kadar bekle diyordu ve ben sinir oluyordum. Bi gün fön çektircektim, kuaför de çok yakın. Aslında istesem yürürüm..Ama inat işte. Baba ben kuaföre gidiyorum arabayı aldım hadi bye! dedim..Babam da ondan izinsiz bişey yapmayacağıma o kadar inanmış ki hee tamam git filan diyo! Ama cidddi ciddi anahtarları aldığımı tahmin etmiyordu heralde...Ben gayet sakin indim, çalıştırdım arabayı, park yerinden çıktım, tam gidicem...arkamdan babamın sesini duydum...Üstünde pijama-rob de chambre, ayağında şıpıdık ev terllikleri arkamdan koşuyo Nikoçaraaa gel burayaaa diyee!!!!! Gülmekten ölmüştüm. Babam şok içindeydi! Hiç tahmin etmiyormuş.. Sonra bekle beni dedi gitti 2 dk üstünü değişti indi, kuaföre kadar ben kullandım, o döndü.Sonra beni almaya geldi, eve kadar gene ben kullandım.....!!!!!!!!!Babama kalsa ben hayatta tek başıma trafiğe çıkamıycaktım, cesaretim tamdı ama o izin vermiyordu işte korkuyordu. Abim bi gün arabasını bizim evin önüne bıraktı, şehir dışına çıkacaktı 3-4 gün. Abi dedim babam arabayı vermiyo seninkini kullanayım mı? Bak dedi al sana anahtar ve ruhsat, bin git, sen çok iyi kullanıyosun zaten, çarparsan da ödersin olur biter... Biniş o biniş....... Bi gün çıktım gittim, hem de 20 km uzaktaki ve de gayet zorlu bir trafiği olan okuluma!....2. gün çıktım gittim gene.... annem çakmış, babama söylemiş bizim kız 2 gündür okula arabayla gidiyo haberin olsun diye..Babam da aldı beni karşısına, eyvah dedim kıyamet kopacak şimdi....Babam dedi ki...sen yırttın artık afferin, tek başına arabaya atlayıp gidecek cesaretin varsa sen piştin demektir! &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;İşte bunlar da benim 5 özelliğim..biraz anılardan bir demet gibi oldu ama:))))))))))&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-117040612218054171?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/117040612218054171/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=117040612218054171' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/117040612218054171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/117040612218054171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2007/02/hakkmda-bilinmeyen-5-ey.html' title='Hakkımda bilinmeyen 5 şey'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116833766538461410</id><published>2007-01-09T00:08:00.000-08:00</published><updated>2007-01-09T02:14:25.400-08:00</updated><title type='text'>Yilbaşı mamaları</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/605489/Kutuda%20kurabiyeler.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/929968/Kutuda%20kurabiyeler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/805895/Kutular%20d??stan"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/310093/Kutular%20d%3F%3Fstan%20gorunum.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/805895/Kutular%20d??stan"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeniyılın ilk postuyla merhaba!&lt;br /&gt;Biraz yılbaşı rehaveti biraz koşturmaca derken ilk post ayın 9una kaldı.....Fotoların hepsi yılbaşı gününden....Yukardakiler yılbaşından 2 gün önce çekildi ve hediye olarak yollandı....Sadece yılbaşında değil, bayram-yaşgünü ve her türlü özel günde ya da sadace bir arkadaşınızı, dostunuzu ziyarete giderken hoşluk olsun diye yapıp bu şekilde kutuya koyarak götürebileceğiniz bir hediye fikri olsun istedim.... Bu sene biliyorsunuz zencefilli yılbaşı kurabiyelerine takmıştım... 3-4 farklı tariften sonra karar kıldığım tariften tepsi tepsi kurabiye yaptım...Ama iş kurabiyeleri yapmakta değil süslemekteymiş...İnanılmaz vakit alan bir uğraş hemen söyliyeyim...Yılbaşından önceki hafta hediyelik kurabiyelerimi süsliycem diye her gece 3lerde yattım....Ama değdi....Kurabiyelerimi süsledikten sonra 1 gece dinlendirdim, süsler iyice kurudu, yapıştı.Ertesi akşam hepsini tek tek jelatin torbalara koyup kurdeleyle ağızlarını bağladım....Daha önce hediye gelen cam bardakların sarılı olduğu parşömenleri atmamıştım, düzeltip katlayıp saklamıştım, onları buldum....Kutuların içine 3-4 kat serdim, içlerine kurabiyeleri yerleştirdim...Sonra güzel kurdelelerle kutuları bağladım....Hem dıştan görünüşü çok şık hem de içi sürprizli güzel bir hediye oldu! Yılbaşı akşamı gelen telefonlardan herkesin hem kurabiyeleri hem sunumu ne kadar beğendiği belli oluyordu, ben yaptım deyince inanmadılar çok şık bir butik pastaneden alınmış gibiler dediler....Ben de afiyet olsun dedim.........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karton kutuları-reklam olmasın ama çok beğendiğim için yazıcam- Tepe Home'dan aldım.... Bence Türkiyede hala becerilemeyen bişey var: Ambalaj! Şöyle şık hediye paketleri, kutuları yok hala....Ya toptancısına gitmek lazım ya da yok bilmiyorum.....İşte bu yüzden Tepeyi çok takdir ettim, minicikten kocaman 50 cmliklere kadar her boy hediye kutuları getirmişler...ben bunların biraz daha büyüklerini  geçen sene kemer-fular kutusu olsun diye almıştım, tüm dağınıklığı toplamıştı....Bu sene de biraz daha küçük boylarını aldım kurabiye kutusu olarak.Kurabiyeler yendikten sonra fotoğraf kutusu yapılabilir, takılar konabilir içine ya da artık hediyenin sahibi nasıl isterse öyle kullanır, hem de fiyatı çok uygun sadece 3.5 YTL!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/240570/Lolipop%20borek.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/442463/Lolipop%20borek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu soldakiler de benim lolipop böreklerim! Fikri tabi ki Burcudan (Pastacı) ve Zuhal Yalçından aldım....Onlar tek tek saplamışlardı şişlere ben ikişer ikişer sapladım...Yapımı çok basit ve özellikle çocuklar için yapılan doğumgünleri için hoş bir sunum diye düşünüyorum...Hazır milföylerin içine sosisleri bütün olarak koyup milföyleri rulo şeklinde katlıyorsunuz, sonra 2şer santimlik arayla kesiyor ve şişlere saplıyorsunuz. Sonra da yağda kızartıyorsunuz......Ben ikram etmeden önce fırına atıp 5 dk ısıttım....Sonra bunları nereye saplasam derken pencermin önünde duran minyatür galvaniz kovalarım aklıma geldi, normalde içinde yapma çiçekler var. Çiçekleri çıkardım, kovaların içindeki ağır çakıl taşlarını çıkarmadım denge olsunlar diye...Sonra da şileri taşların arasına sapladım, bence çok hoş oldu....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/708190/Pasta%20uzaktan.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/907447/Pasta%20uzaktan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak bu da çikolata soslu cheesecake'im....Diğer bloğumdaki arkadaşlar tarifini istemişti, buraya yazıyorum...Denediklerim içinde en garantili tutan tarif olduğu için sosta ve peynirin içine konan malzemede değişiklikler yaparak farklı şekillerde yapıyorum.......Pastanın üstündeki süsler ve kuşları hazır almıştım.....İşte tarif:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kek tabanı için:&lt;br /&gt;1 paket burçak bisküvi&lt;br /&gt;1/2 paket vanilyalı bisküvi&lt;br /&gt;50 gr tereyağı&lt;br /&gt;(Ben 1.5 paket Burçak bisküvi kullanıyorum, evde varsa biraz da badem tozu ilave edilebilir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peynirli malzeme için:&lt;br /&gt;2 paket labne peyniri&lt;br /&gt;4 yumurta&lt;br /&gt;1 küçük kutu krema (veya 1 çay bardağı yoğurt)&lt;br /&gt;1 su bardağı toz şeker&lt;br /&gt;3 çorba kaşığı un&lt;br /&gt;1 paket vanilya&lt;br /&gt;Yapılışı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Bisküvileri robotta ezip un haline getirin. Tereyağını eritip ılıtın. Bisküvi ununa karıştırın. Hamuru kelepçeli kalıba üzerine bastırarak düzgün bir şekilde yayının.Buzlukta 15-20 dk. Bekletin.&lt;br /&gt;2. Peynirli karışım için yumurtaların aklarını sarılarından ayırın. Yumurta sarılarını şekerle mikserle köpük köpük olana kadar çırpın. Şeker eriyince labne peyniri ve kremayı ekleyip 1-2 dakika daha çırpın.&lt;br /&gt;3. Yumurta aklarını mikserle kar haline gelene kadar çırpın.Un ve vanilyayı ekleyip 1-2 dakika daha çırpın. Karışımı peynirli karışıma ilave edip tüm malzemeyi 1-2 dakika daha çırpın.&lt;br /&gt;4. Peynirli karışımı buzlukta katılaşan bisküvinin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 30-35 dakika pişirin. Yalnız pişirme süresi fırından fırına değişiyor, kelepçeli kalıbın içindeki penirli karışımın kenarları kızarmaya başlayınca tamamdır...Bu haldeyken  kalıp sallandığında peynirli karışımın ortası hala biraz sıvımsı olacak, hareket edecek...Kalıbı fırından alıp soğutacağız ve 1 gece buzdolabında kalacak.&lt;br /&gt;5. Ertesi gün keki kelepçeden çıkarmadan önce kalıbın kenarlarını bir bıçakla biraz ayırıp kelepçeyi öyle açalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Son olarak eşit miktarda krema ve bitter çikolatayı eritip kekimizin üzerine döküyoruz...Bunu ikramdan 1 saat önce yapmanızı tavsiye ederim böylece çikolata hala biraz akışkan olur ve pastayı keserken bayağı bir alkış alırsınız:))))))))))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de ben portakal-çikolata birlikteliğini çok sevdiğim için bu sefer peynirli karışımın içine incecik portakal rendesi koydum...Çok hoş bir aroma kattı....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyvah! Bu blog ev fikirleri-dekorasyon başlığından giderek uzaklaşıyor mu ne!Yakında sadece yemek yazmaya başlarsam şaşmayın!:)))Yok yok şaka, bir sonraki postum Çİn düğümleriyle kolye yapımı hakkında olacak....yani umarım........yani becerebilirsem:)))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116833766538461410?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116833766538461410/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116833766538461410' title='4 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116833766538461410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116833766538461410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2007/01/yilba-mamalar.html' title='Yilbaşı mamaları'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116729471397260824</id><published>2006-12-28T00:23:00.000-08:00</published><updated>2006-12-28T00:31:53.983-08:00</updated><title type='text'>Yılbaşı kurabiyelerim</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/72070/kurabiyeler%20toplu%20resim.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/768143/kurabiyeler%20toplu%20resim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sonunda ben de yaptım zencefilli yılbaşı kurabiyesi! Hem de ne yapmak...İlk tepsimi salı gecesi 2de , ikinci ve üçüncü tepsimi de dün gece 2de yaptım! Neden 2de derseniz o saatte acayip ilham geliyor! Tabi aslında 2de kurabiye yapmamda ancak o saatte vakit bulabilmemin de etkisi var biraz:)))Çorap şeklinde olanları erimiş beyaz çikolataya batırdım, mini bonibonlarla süsledim...Ağaçların üzerindekiler gıda boyası katılmış beyaz çikolataydı...Bu arada hemen bir püf noktası: Eğer toz gıda boyası kullanıyorsanız direk beyaz çikolataya koyunca erimiyor ve karışmıyormuş...O yüzden gıda boyasını önce çok az tereyağında eritip sonra erimiş çikolataya karıştırmak lazımmış, ben de öyle yaptım....Gingermanlerimi (bisküvi adam) ise şeker hamuruyla kapladım...Ben hazır satılan şeker hamurundan kullandım, içine biraz kırmızı gıda boyası kattım, gözler ve düğmeler gene mini bonibon........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk tepsimin çoğunu temizliğe gelen ablamıza hediye ettim şık bir kutu içinde. Dünki 2 tepsiyi de hediye vericem yılbaşında. Bu akşam ya da cuma akşamı 2 ölçü daha yapmayı düşünüyorum..Yılbaşında bizde toplanacağımız için süslü bi sofra kurmak istiyorum, bu kurabiyelere çubuk takıp çeçikçilerin kullandığı sert süngere saplarsan süper olur diye düşünüyorum......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116729471397260824?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116729471397260824/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116729471397260824' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116729471397260824'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116729471397260824'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/ylba-kurabiyelerim.html' title='Yılbaşı kurabiyelerim'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116721239965017056</id><published>2006-12-27T01:04:00.000-08:00</published><updated>2006-12-27T01:39:59.686-08:00</updated><title type='text'>İşte disko topum!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/852107/MOR%204.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/756801/MOR%204.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İşte günlerdir fotoğraflarını pcme aktarmaya calistigim yilbaşı süsüm! Bu süsün yapımı biraz maceralı oldu... Benim yıllardır eve disko topu asma fikrim vardır... Bi dergide görmüştüm yıllar önce..Bir evi çekmişlerdi dekorasyon dergilerinden birinde...Odanın tüm tavanını sarkan renkli disko toplarıyla kaplamışlardı, bayılmıştım ve o zamandan beri hep aklımdaydı...Yılbaşı süsü almak için Tepe Home'a gittiğimde bi baktım her boy hem de çok ucuza disko topları var her yerde! Resmen uçtum sevinçten! Hemen bi tane aldım...Tabi bi tek disko topu yetmezdi, yanına asmak için büyükçe süsler de aldım...Süsler hazırdı da  önce eşimi tavana matkapla delik açması, sonra oraya bi çengel takması konusunda ikna etmem gerekti,  ya durup durup fikir yumurtluyosun resmen, napçan gene diye diye yaptı saolsun:))) Fakat geçen 1 hafta o kadar koşturmacam vardı ki bi türlü süslerimin başına oturup hazırlayamadım..Nihayet pazar akşamı vakit bulup bitirdim süsümü, fotolarını çektim, bu sefer de pcye aktarmada sorun çıktı....İki gündür uğraştım ve nihayet bugün koyabiliyorum resimleri.....&lt;br /&gt;Gelelim nasıl yaptığıma..Aslında çok basit...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben 1 adet 30 cm çapnda disko topu, 1 tane 3 boyurtlu yıldız, 1 tane 2 boyutlu yıldız, 1 tane melek figürü, 2 tane kalın gümüş rengi zincir (boncukçulardan alabilirsiniz, ağırlık çekecek kadar kalın ve sağlam bir zincir seçmeniz lazım),  1 adet kadifeden kordon (bunu da boncukçudan aldım), 1 metre kalın misina, 6 tane büyük plastik pembe boncuk kullandım....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce zinciri kadife kordonun içinden geçirdim aşağıdaki gibi....Zincrin ucunu disko topunun zincirine bağladım pense yardımıyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/106841/MOR%205.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/660776/MOR%20SUS-1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/901515/MOR%20SUS-1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Sonra ikinci zinciri aldım...Zincirin halkalarının içinden kalın saten yine boncukçularda bulabileceğiniz bir ip geçirdim..İp yerine kurdele de kullanabilirsiniz.....&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/789129/mOR-2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonra içinden ip geçirdiğim zincirin (bu arada zincirin uzunluğu 1 metere kadardı) bir ucuna büyük yıldızı, diğer ucuna 3 boyutlu yıldızı taktım...Zincirin ortasını buldum, ama iki süs aynı uzunlukta olursa üst üste biner diye bi taraffı uzun olacak şekilde ayarladım....Zinciri çengele asabilmek için bir halkaya ihtiyaç vardı, onu da zincirin ortasında 7-8 cmlik bir kısmı tel yardımıyla halka şeklinde birleştirerek yaptım...Sonra kalın misinayı aldım... Misinanın ilk 15 cmini kıvırıp bit denen misinanın kaymasını engelleyen metal parçayla sıkıştırıp asmak için halka oluşturdum. Sonra ilk boncuğu geçirdim, halkayla boncuk arasında 10 cm kalacak şekilde boncuğu misina üzerinde kaydırıp boncuğun alt kısına yani misinanın açık ucuna bit takıp boncuğ sabitledim. Sonra yine 10 cm boşluk bıraktım, ikinci boncuğu geçirdim, ikinci boncuğun altına da bit takıp sıkıştırdım ve 6 boncuğu bu şekilde misinaya dizdim...Misinaya dizilen boncuklar misina şeffaf olduğu için uzaktan havada asılı gibi durdular...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/73107/MOR-3.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/364050/MOR-3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/385098/MOR%205.jpg" border="0" /&gt; Ve son olarak tüm yaptğıklarımı sırayla çengele geçirip süsümü tamamladım...........&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Nasıl olmuş?Ben çok beğendim, hem çok kolay hem de salonun bir köşesinde disko topu çok gösterişli durdu......Bir de döndükçe çevreye aynalardan ışıklar yansıyor, çok hoş oldu.Siz de yapmak siterseniz ve bu malzemeleri bulamazsanız aynı fikri en büyük boy çam ağacı toplarıyla da yapabilirsiniz...Süsler yerine irili ufaklı toplar, minik noel baba figürleri ya da çanlarla da uygulayabilirsiniz.......Şimdiden kolay gelsin...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Eğer siz de evinize bu süsten yaparsanız resimlerinizi beklerim.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116721239965017056?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116721239965017056/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116721239965017056' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116721239965017056'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116721239965017056'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/ite-disko-topum.html' title='İşte disko topum!!!'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116669282648848286</id><published>2006-12-21T00:40:00.000-08:00</published><updated>2006-12-21T01:20:26.500-08:00</updated><title type='text'>Blogçuların yılbaşı süsleri</title><content type='html'>Merhaba!Daha önceki postlarımda bana gönderdiğiniz yılbaşı ağacı/süsü/düzenlemesi fotoğraflarınızı blogumda yayınlayıp hem cicilerinizi göstermek hem de diğer blogcu arkadaşlarımıza yeni fikirler vermek için böyle bir etkinlik düzenlemek istediğimi söylemiştim.....İşte ilk reismler....Sizlerin de yılbaşı ağacı, düzenlemesi, süsü ve hatta yılbaşı kurabiyesi, maması ve yılbaşıyla ilgili her türlü fotoğrafınızı bekliyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/278621/%3F%3Filek%3F%3Fim%20tonton%20yilbasi%20agaci.jpg" border="0" /&gt; &lt;p&gt;İşte bu ciciler Misscilek'ten....Çilekçim bu tombik yılbaşı ağacı ve yıldızları polardan kendisi dikmiş. Yılbaşında hasır bir sepet içinde yılbaşı sofralarını süsleyecekmiş ancak sepetin resmini çekememiş çünkü Paşa pek bi sahiplenmiş sepeti ve içinde uyuyakalmış! Çilek de onu uyandırmaya kıyamamış fotoğrafı çekerken. Ben bu tombik süslere bayıldım.. Renkleri de çok uyumlu ve hoş olmuş... Siz de hem tombik hem de sıcacık yılbaşı süsleriniz olsun isterseniz böyle bir süs deneyebilirsiniz. Çilekçiime sormadım ama sanırım şöyle yapabilirsiniz: Kağıda bir yılbaşı ağacı ve bir yıldız şekli çizin, güzel bir şekil için internetten kalıp bulabilirsiniz sanırım....bu sizin patronunuz olacak... Kumaşa şekilleri geçirin kopya kağıdıyla... Kumaşları kesin, şekillerin kenarlarını kumaşın tersinden elle ya da makineyle dikin ama şeklin yere gelecek yani görünmeye alt kısmında 2 cmlik bir boşluk bırakın... O boşluğu kullanarak hem şeklinizi düz çevireceksiniz hem de içine elyaf ya da pamuk dolduracaksınız... Sonra 2 cmlik boşluktan elyaf parçaları ya da pamuk doldurun, son olarak 2 cmlik dikilmemiş yeri elinizde mümkün olduğu kadar dikkatli dikip kapatın.... Nasıl anlattım Çilekçim? Oldu mu? Böyle anlattığıma bakıp kendin yap deme sakın bekliyorum süslerimi:))))))))))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/350461/Renkler%20sus.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Bu da Yağmurun kapı süsü! Bayıldım ben bu Noel babaya, çok komik bişey...Normalde sürüpüge her zaman asılı duruyormuş kapısında Yağmurun, yılbaşında bir de Noeal Baba ekleniyormuş...Yağmurcum bir de yılbaşı ağacı fotoğrafı ve geçen sene ağacın altına koymak için yaptığı kırmızı-yeşil hediye paketlerini göndermiş ama nedense ekleyemiyorum sanırı her postun belli bir foto kotası var...Onu da bir sonraki postta yayınlıycam....&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ben de dün akşam nihayet ağacımı kurup süsledim ama hala biraz eksik var o yüzden resimlerini bu akşam çekicem. Bir de tavandan sarkıtmak için aldığım disko topum, büyük toplarım var ama dünki denemelerim başarılı olmadığı için bugün başka bir çözüm üretmeye çalışıcam güzel sarkmaları için..Onun da resmini koyucam tabi ki...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Hadi sıra sizde...herkesin yılbaşı hazırlıkları resimlerini bekliyorruumm:))))&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116669282648848286?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116669282648848286/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116669282648848286' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116669282648848286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116669282648848286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/blogularn-ylba-ssleri.html' title='Blogçuların yılbaşı süsleri'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116645548832713992</id><published>2006-12-18T06:21:00.000-08:00</published><updated>2006-12-19T00:55:11.593-08:00</updated><title type='text'>Yılbaşı Etkinliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/453018/Krabiyeler%20uzaktan.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/7429/Krabiyeler%20uzaktan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Merhaba! Sanırım artık yeniyıl telaşı iyice başlamıştır...Bu seneki hediye olayım biraz değişik oldu...Bazıları 1 yıl önceden hazır....Çünkü geçen sene çok beğendiğim şeylerden fazla fazla almıştım seneye hediye ederim diye. Bir de yılbaşı temalı hediyelikler yılbaşından sonra indirime girdiğinde çok şık şeyler almıştım uygun fiyata...(Burdan hemen bir tüyo çıkartalım...Mudo-Tepe gibi mağazalarda yılbaşından 2 gün önce ve yılbaşından sonraki hafta yılbaşı ürünlerinde çok indirim oluyor, evde 1 yıl saklayıp seneye vermeye sabrınız varsa bu dönemi kaçırmayın derim) Tabi ki stoklar yeterli değil ve daha almam gereken hediyeler var ama vaktim yok nasıl yapıcam bilmiyorum....&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/644411/Yilbasi%20kurabiyeleri%20close-up.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/27318/Yilbasi%20kurabiyeleri%20close-up.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hatta ağacımı bile kurup süsleyemedim ve yapmayı düşündüğüm süsümü de gerçekleştiremedim..O yüzden ben de geçen seneden bir sunum fikri resmi koyayım dedim...Bu sene Amerikalıların yılbaşı geleneği olan zencefilli kurabiyeere takmış durumdayım...Gidip özel olarak yılbaşı ağacı, gingerman (bisküvi adam), yılbaşı çorabı ve yıldız şeklinde bir kurabiye kalıbı seti, gıda boyaları vs aldım...Bu resimlerini koyduklarımı zencefilli tarife göre değil normal kurabiye tarifiyle yapmıştım geçen sene...Ağaçların uçlarını erimiş bitter çikolataya batırmış ve kurumadan renkli şekerlerle süslemiştim....Bir önceki postta sadece salonunuz süslemeyin, evin her odasında yılbaşı neşesini anımsatacak birşeyler olsun demiştim ya...Eğer zencefilli-karanfilli kurabiyeler yapıp odalara koyarsanız hem hoş bir süsü olur hem de odanız mis gibi kokar....&lt;br /&gt;Güzel bir tarif ve başka nefis tatlar için &lt;a href="http://pastaci.blogspot.com/"&gt;http://pastaci.blogspot.com/&lt;/a&gt; ya da &lt;a href="http://www.tarcininmutfagi.com/tarcininmutfagi/tatllar/index.html"&gt;http://www.tarcininmutfagi.com/tarcininmutfagi/tatllar/index.html&lt;/a&gt; adreslerine bakabilirsiniz....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116645548832713992?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116645548832713992/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116645548832713992' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116645548832713992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116645548832713992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/ylba-etkinlii.html' title='Yılbaşı Etkinliği'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116541815133040011</id><published>2006-12-06T07:06:00.000-08:00</published><updated>2006-12-06T07:18:04.573-08:00</updated><title type='text'>Yılbaşı fikirleri-2</title><content type='html'>Bugün internette yılbaşı fikirleri araştırırken okuduklarımdan birşeyler de sizlere aktarmak istedim....Bu sene belki evde yalnız olacaksınız, belki evde kalabalık bir parti vereceksiniz, belki de yeni yıla dışarıda gireceksiniz....Hangisi olursa olsun evinize ve size neşe katacak birkaç değişiklik yapabilirsiniz diye düşünüyorum...Evinizde alışık olmadığınız bir parlaklık, değişik renkler görmek bile yaşama sevincinizi arttırır, ya da ben böyle hissediyorum bilmiyorum...Ben bu akşamdan itibaren evimi süslemeye başlayacağım sanırım.Aslında haftasonunu bekleyecektim ama sanırım bu akşam Avrupa Yakasını izlerken bir taraftan da süslerimi ortaya çıkaracağım....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki evinizde yılbaşına özel neler yapabilirsiniz? Aslında evinizi yılbaşına hazırlarken takip edeceğiniz prensipler yeni bir boya, mobilya ya da yer döşemesi seçerken takip edeceklerinizle aynı...Yani simetri, tekrar, renk uyumu, uyumlu desenler, bir odak noktası oluşturma vs gibi dekorasyonda her zaman geçerli prensipler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu prensipleri evinizde nasıl uygulayacaksınız?&lt;br /&gt;1. Dekorunuzun resmiyet derecesine karar verin…Resmi/Gayri resmi? Yılbaşı süslerinizi seçmeden önce cevap vermeniz gereken ilk soru budur. Gümüş şamdanlar, porselen yemek takımları, beyaz keten örtüler mi kullanmalısınız yoksa rengarenk seramik tabaklar, renkli koton örtüler mi? Davetlilerle samimiyet dereceniz de ev süslemelerinizi belirlemenizde yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;2. Belli bir tema ya da renk skalası seçin ve tüm evde tekrarlayın…Örneğin eğer kırmızı-altın sarısı renklerinde karar kıldıysaniz mutfakta kırmızı havlular, masanızda kırmızı örtüler, altın rengi süslemeli yemek takımları, oturma odasında kırmızı yastıklar kullanın….Burada önemli olan nokta seçtiğiniz renklerin evinizin renkleriyle uyumlu olmasıdır. Çoğunlukla kırmızı, yeşil, altın sarısı renkleri tercih edilir ama daha az geleneksel kombinasyonları da tercih edebilirsiniz, ya da neden çocuğunuzun en sevdiği turuncuyu kullanmayasınız ki? Mavi-gümüş, mor-gümüş, pembe-gümüş gibi kombinasyonlar da bolca malzeme bulabileceğiniz renklerdir..( Mesela ben evimin dekorasyonunda yeşil ve mor olduğu için bu seneki süslerimi hep gümüş rengi-eflatun-mor-yeşil tonlarında seçtim)&lt;br /&gt;3. Her ne kadar yılbaşı aşırılıkların en hoş karşılandığı, pulların, parıltıların, ışıkların, kurdelelerin bolca kullandığı bir dönem olsa da basit süsler de kalabalık süsler kadar hoş bir hava katabilir evinize. Yılbaşı ağacına asılan rengarenk topları kocaman bir cam vazoya koyup sergilemeyi deneyebilirsiniz…İki katlı pasta-kurabiye standlarının ortalarına minik yeşil çelenkler koyup kurabiye ve atıştırmalıklarınızı çevresine dizebilirsiniz…..Ağacınız yoksa 4-5 çam dalını bir vazoya koyup kurdele ve süslerle kendi ağacınızı yaratabilirsiniz….Hediye paketlerini uyumlu paket kağıtları ve kurdelelerle süsleyip bunları yine uyumlu kurdelelerle süslediğiniz büyük bir sepetin içinde bir köşeye koyabilirsiniz…Kozalak toplayıp bunları gümüş-altın renklerinde sprey boyayla boyayıp güzel bir sepet içinde sergiyebilir ya da koridorda yerlere serpiştirebilirsiniz….&lt;br /&gt;4. Sadece misafirlerinizi ağırlayacağınız salonunuzu süslemeyin….Evin her odasında yılbaşını hatırlatacak minik bir süs olsun....Mesela o gün banyonuza kırmızı-yeşil havlular, mumlar koyun… (ben geçen sene ucuzluktan üzeri noel babalı yeşil ve kırmızı havlular almıştım bu seneyi düşünerek)…Koridorlara ışıklar asın….Mutfak masanızın üzerine çam şeklinde kurabiyeler koyun….Evinizin giriş kapısına güzel bir çelenk asın…Yılbaşı çiçekleri hem ucuz hem dayanıklıdır…Oturma odanıza da çiçekler koyun…&lt;br /&gt;5. Bir tema belirleyin ve evin çeşitli yerlerinde o temayı tekrarlayın…Mesela daha once bahsettiğim kar figürlerini kullanabilirsiniz…Ya da noel baba, çam ağacı, melekler, geyikler…Seçtiğiniz figure ve rengi farklı yerlerde tekrarlarsanız tüm evde bütünlük ve devam sağlamış olursunuz…6. 5 duyuya da hitap etmeye çalışın…Tarçın, portakal kabuğu, vanilya, karanfil gibi kokular bu mevsime çok uygundur…Tarçın ya da vanilya kokulu mumlar yakabilirsiniz…Ya da bir portakala karanfiller batırıp bir kudeleyle tavandan sarkıtabilirisniz…&lt;br /&gt;7. Ağacınız yoksa üzülmeyin....Masanızın ya da sehpanızın üzerine çam dallarını süsleyerek de çok güzel bir odak noktası belirleyebilirsiniz…Ya da tavanınıza minik bir delik açtırıp kanca taktırabilir, kudelenin ucuna bağladığınız toplarınız, süslerinizi tavandan sarkıtabilirsiniz (Bu sene ben böyle yapacağım, resmi azz sonraJ) Ya da ağaçlara takılmak üzere yapılmış yanan-sönen ışık demetlerinden alıp büyük bi vazoya toplar, kozalaklar doldurup ışıkları da bunların arasına serpiştirip harika bir odak yaratabilirsiniz……..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yararlanılan sitelerden iki örnek:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://interiordec.about.com/cs/christmasdecor/a/cmasdecorating.htm"&gt;http://interiordec.about.com/cs/christmasdecor/a/cmasdecorating.htm&lt;/a&gt; adresinden&lt;br /&gt;http://www.journalstar.com/articles/2006/11/26/prairie_lane/doc4565fd1138b46605446362.txt&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116541815133040011?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116541815133040011/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116541815133040011' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116541815133040011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116541815133040011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/ylba-fikirleri-2.html' title='Yılbaşı fikirleri-2'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116532872095162033</id><published>2006-12-05T05:44:00.000-08:00</published><updated>2006-12-05T06:30:38.266-08:00</updated><title type='text'>Ikea Avize Dönüştürme procesi:)</title><content type='html'>Merhabalar! Hatırlarsanız geçen aylarda İzmire gitmiş ve İkeaya uğramadan gelinmez diyip 3-5 İkea ganimetiyle dönmüştüm...Geçen hafta da İzmirdeydim ve hiç aklımda yokken kuzenimin bi alacağı varmış, İkeaya gene gittim ve gene kendimi tutamayıp bişiyler aldım...Ama onlara da sıra gelecek, bugün sizlere daha önceki gidişimde aldığım avizede yaptığım değişiklikleri göstermek istiyorum....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatak odamdaki mobilyalarım oldukça minimal ve odada kolyelerimin asılı olduğu askım ve üzerinde küpelerimin asılı olduğu minyatür terzi mankenlerim dışında süs eşyası yoktu... Mobilyaları değiştiremeyeceğime göre aksesuarlarla oynamaya karar verdim... Duvara yumuşak renklerde birkaç resim ve yeni bir avizeyle başlıyayım dedim... Odaya biraz daha romantik bi hava katıp minimalliğini kırmak için şapkalı bir avize istiyordum ama baktığım avizeler 250-400 arasıydı ve gövdeleri fazla sarı, fazla boncuklu ve fazla FAZLAydı! Sonra Ikea kataloğuna bakarken bu avizeyi gördüm ve tamam dedim....Alınacaklar listesine koydum....Ben sabırsız bi insanım, o yüzden en başa avizemin son halini koyayım...Odanın tüm rengini nasıl değiştirdiğini aşağıdaki resimlere bakınca anlayacaksınız....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/621646/DSC02347.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;İkinci resim aviznein ilk hali...Avize gri metalden çok minimal ve hatta ampüllerinin çıplak olması sebebiyle de biraz fazla "Çıplak" duruyordu... Ama ben zaten onu tam da bu yüzden almıştım istediğim şekle dönüştürebilmek için... Unutmadan bu avize bile demonte şekilde küçük bir kutuda satılıyor! Eve gelip kendiniz birleştiriyorsunuz... Herşey açıklanmış kullanma klavuzunda...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/114192/DSC02339.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;Avizeyi bir süre en sade haliyle kullandım...Acaba bu şekilde zamanla daha mı çok severim, şapkaları yaptırıp sonra pişman olmıyayım dedim...Fakat 2 hafta geçti hala şapkaaa şapkaaaa diye bağırıyordu avizem...Daha önce avizeciler çarşısına gidip hesaplı fiyata ısmarlama avize şapkası yapan bir yer bulmuştum....Hemen oraya gidip benim avizeme uyacak bir örnek alıp eve getirdim...Aldığım örnek de tesadüfen tam benim perdelerime uygun bordo renkteydi, 3-4 gün durdu şapka bende...Rengi içime siniyor mu diye bekledim çünkü şapkaları takınca ne de olsa ortam koyu renkten dolayı biraz loşlaşacaktı...Bu arada şapkalar 1 cm kalınlığında bordo şeffaf kurdelelerin şapka teline sarılmasıyla yapılan basit bir şapka...Şeffaf olması ışığı çok kesmemesi açısından önemliydi, saten gibi kumaşlar ışığı çok kestiği için tercih etmedim...Ve sonunda karar verdim, güzel olurdu...Şapkaların ucuna takılmak üzere çok kibar, çok burdayım diye bağırmayan ama rengi ve stili vurguladığını düşündüğüm bocuk işli bir kurdele aldım ve şapkaları ısmarladım...Bu da şapkaların takılmış hali....&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/877924/DSC02342.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/567842/DSC02342.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bu da şapkaların yakından resmi....Uçlarda şapkanın sadece 2 mm dışına taşacak şekilde boncuklu kurdele var...&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/856347/DSC02343.jpg" border="0" /&gt; İstanbula gittiğimde ne zamandır gezmek istediğim Pabetland mağazasına da gitmiştim..Ordan çok şık yine bordolu bir püskül almıştım...O püskülü de avizenin ucundaki kancaya geçirdim son rötuş olarak ve avizem son şeklini aldı....&lt;/p&gt;&lt;p align="justify"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/400/880961/DSC02345.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Avizenin ilk halinde odanın duvarları pembe olduğu halde çok soğuk bi hava var dikkat ettiyseniz, şimdiyse kurdelelerden yansıyan ışık sayesinde oda hafif loş ama çok sıcak oldu...Avizemin renkleri hem perdelerimle hem de yatak örtülerimle uyumlu olduğu için odaya her girdiğimde "Burda bişey eksik ama ne?" hissim de biraz azalmış oldu....Şimdi sıra geldi bordoyu canlandıracak mor ve turuncu yastıklarla resimlere....... &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116532872095162033?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116532872095162033/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116532872095162033' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116532872095162033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116532872095162033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/12/ikea-avize-dntrme-procesi.html' title='Ikea Avize Dönüştürme procesi:)'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116471483628532486</id><published>2006-11-28T03:46:00.000-08:00</published><updated>2006-11-28T03:53:56.286-08:00</updated><title type='text'>Püsküllü Yılbaşı Süsü-1</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02321.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02321.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  Merhaba! Siz söz verdiğim gibi yılbaşı fikirlerine devam ediyorum. Dün akşam çok yoğundum...Eve gittim, spor günümdü, hemen yürüme bandına tırmanıp 45 dk yürüdüm, duşumu yaptım, sofra hazırladım, yemek yedikten sonra mutfağı toparladım, pilav yaptım, çamaşırlarımı astım ve saat 10:45 oldu!!!!!!Ama kaç gündür fırsat bulamıyordum artık saat kaç olursa olsun yapıcam diyip fotoğraf makinemi aldım...Boncuk kutularımı çıkardım....Ve yukardaki süsü yapmaya başladım, her aşamayı fotoğrafla göstermeye çalıştım...Umarım bu süsü beğenirsiniz...Ben araya zincir ve melek figürü koydum ama zinciri kullanmayıp boncuğunuzu direk püsküle de tutturabilirsiniz, öyle de şık oluyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim aşamalara: Aşağıda böyle bir süs için kullanabileceğiniz malzemeler görülüyor, ben bu süsü yaparken hepsini kullanmadım ama farklı neler kullanılabilir fikir olsun diye pek çok malzeme koydum resmi çekerken, önemli olan renk uyumu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02308.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02308.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;İlk önce süsümüze uygun bir süet ip ya da sizin tercih edeceğiniz kalınca bir ip, kurdele, deri ip, yağlı ipi 35 cm uzunluğunda kesip ortasında 10-12 cmlik bir boşluk kalacak şekilde düğüm atıyoruz...Bu bizim süsümüzü ağaca asmamızı sağlayacak halkamız olacak...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02309.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02309.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  İkinci olarak boncukçularda ya da hobi mağazalarında hazır olarak bulabileceğiniz püsküller var...Her renkte ve boy boy çeşitlerinizi bulabilirsiniz...Ben 10 cmlik parlak bir püskül kullandım...Püskülün ortasından bir zincir ip sarkıyor normalde, onu kesip çıkarıyoruz, onun yerine bir tel geçirip ortada teli bükerek kapatıyoruz, teli büküp ip gibi yapacağız....Sonra bu tele bir adet metal ara malzeme koyuyor ve telin ağzını yuvarlak halka şeklinde büküp kapatıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02310.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02310.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;/div&gt;&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116471483628532486?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116471483628532486/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116471483628532486' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471483628532486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471483628532486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/pskll-ylba-ss-1.html' title='Püsküllü Yılbaşı Süsü-1'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116471437790115665</id><published>2006-11-28T03:40:00.000-08:00</published><updated>2006-11-28T03:46:17.903-08:00</updated><title type='text'>Püsküllü Yışbaşı Süsü-2</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02311.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02311.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  Püskülümüzün ortasından geçirdiğimizi telimizin ucuna telimizle aynı renkte yani (yani sarıysa sarı, beyaz metalse beyaz) 5 cmlik bir zincir geçirip halkayı sıkıc kapatıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02313.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02313.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  Büyükçe bir boncuğun (benimki 2 cm çapındaydı) içinden resimdeki gibi bir tel geçiriyoruz, her iki uca birer metal aksesuar koyup uçları halka yapıyoruz...Eğer bir ucu halkalı tellerden kullanırsanız çok daha pratik olur. Yılbaşı ağacınız büyükse ya da daha dikkat çekici bir süs yapmak isterseniz boncuğun boyutlarını abartmanızda bir sakınca yok...Ben boncuklarım arasında bu boncuğu buldum, bunu kullandım....&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02314.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02314.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  Sonra topun bir tarafındaki kanacyı hafifçe aralayıp zincirin diğer ucuna takıyo ve halkayı kapatıyoruz...Zincire elinizde bulunan zincirle aynı renkte istediğiniz sayıda aksesuarı  hazır satılan minik halkalar yardımıyla takabilirsiniz...Ben yılbaşı konseptine uygun olsun diye melek figüre kullandım....Resimde karışık görünmesin diye tek bir figür ekledim ben zincire ama daha fazla sayıda figür kullanabilir ya da zinciri daha kısa tutabilirsiniz....&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116471437790115665?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116471437790115665/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116471437790115665' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471437790115665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471437790115665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/pskll-yba-ss-2.html' title='Püsküllü Yışbaşı Süsü-2'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116471400038745868</id><published>2006-11-28T03:37:00.000-08:00</published><updated>2006-11-28T03:40:00.396-08:00</updated><title type='text'>Püsküllü Yılbaşı Süsü-3</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02315.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02315.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Daha sonra boncuğu geçirdiğimiz telin yuvarlağından süt ip ya da kalınca bir çeşit ipimizi ters yönlere doğru geçiriyoruz, Yani bir ucunu sağdan sola, diğer ucunu soldan sağa geçirip ortada düğüm atıp yanlardan sarkıtıyoruz....&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02317.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02317.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ve son olarak yanlardan sarkan süet iplerin uçlarına birer metal süs geçirip düğüm atıyoruz...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1024/DSC02322.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC02322.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  İŞTE SÜSÜMÜZ HAZIR!!!!&amp;nbsp;&lt;a href='http://picasa.google.com/blogger/' target='ext'&gt;&lt;img src='http://photos1.blogger.com/pbp.gif' alt='Posted by Picasa' style='border: 0px none ; padding: 0px; background: transparent none repeat scroll 0% 50%; -moz-background-clip: initial; -moz-background-origin: initial; -moz-background-inline-policy: initial;' align='middle' border='0' /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116471400038745868?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116471400038745868/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116471400038745868' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471400038745868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116471400038745868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/pskll-ylba-ss-3_28.html' title='Püsküllü Yılbaşı Süsü-3'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116470683429856634</id><published>2006-11-28T00:05:00.000-08:00</published><updated>2006-11-28T03:36:13.160-08:00</updated><title type='text'>Püsküllü Yılbaşı Süsü-3</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116470683429856634?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116470683429856634/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116470683429856634' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116470683429856634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116470683429856634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/pskll-ylba-ss-3.html' title='Püsküllü Yılbaşı Süsü-3'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116438321537060148</id><published>2006-11-24T07:05:00.000-08:00</published><updated>2006-11-24T07:46:55.390-08:00</updated><title type='text'>Yılbaşı Süsleri Serisi-1</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/1600/808454/snowflakes.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/8089/3748/320/451975/snowflakes.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Nilaycıım geçen postlardan birinde yılbaşı ağacına asmak için süs fikrin var mı diye sormuştu..Ben de önümüzdeki 2 hafta bu konuda yazmayı düşünüyordum....Ağaç için süs de anlatmaya çalışıcam ayrıca ama bugün daha çok  tavandan sarkıtabileceğiniz, camalara yapıştırabileceğiniz ya da ağacınız büyükçeyse ağaca da asabileceğiniz kartopu şekilleriyle ilgili birkaç öneride bulunmak istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben kar figürlerini çok seviyorum...hatta geçen gün bahsettiğim Tepe Home hediye çekini yılbaşı süsüne yatırma seansında da boy boy gümüş ve pembe renkli kar tanesi figürleri almıştım, resimlerini koyucam pazartesi günü...Oldukça ucuzdular o yüzden çok sayıda alabildim ama bulamayanlar ya da evde kendi yapmak isteyenler için de çok güzel siteler buldum...İlki:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.daves-snowflakes.com/"&gt;http://www.daves-snowflakes.com/&lt;/a&gt;. Burda kağıttan çok güzel kar taneleri örnekleri var...Örneğin printini alıyorsunuz, gerekli yerlerden şekli kesiyorsunuz. Verilen tarife göre kağıdı katlıyor ve katladığınız kağıdı da anlatılan şekilde makasala keserek kar tanelerinize kavuşuyorsunuz, toplam 5 dakika sürüyor, pratik mi diye kendim test ettim onayladım!!!!Kestiğiniz kar tanelerini sprey boyayla boyayabilir, sprey simle süsleyebilir ve tepesinden minicik bi delik açıp o delikten misina gçirip tavandan ya da ağacınızdan sarkıtabilirsiniz...Boyamakla uğraşmak istemezseniz renkli kağıda print alabilirsiniz-uygun kağıdınız varsa tabi-...Kağıdınızın printerınıza uygun olup olmadığını bimiyorsanız da normal kağıda print alır, iik başlangıç şeklini (genelde önce sizden şekildeki gibi bir kare ya da altıgen kesmenizi isteyecek) print alır, gerekiyorsa bunu renkli bir kağıda ya da ince kartona (elişi kartonu) geçirir, o şekilde katlayıp kesersiniz...Camlarınıza duvarlarınıza kocaman kar taneleri asmak isterseniz de büyük boy kağıtlar ya da kartonlarla çalışabilirsiniz....(Anlatırken kolay gibi geldi ama isterseniz haftaya örnek yapıp resimlerini koyabilirim)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İkinci sitede ise milyonlarca kar tanesi örneği var: h&lt;a href="http://snowflakes.lookandfeel.com/"&gt;ttp://snowflakes.lookandfeel.com/&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Burdan beğendiğiniz desenleri pcnize indirebiliyorsunuz...Bunların nasıl yapılacağı anlatılmamış...Bazıları makasla kesilip yapılabilecek kadar basit bazılarıysa print alıp maket bıçağıyla boşlukları oymanızı gerektirecek kadar karmaşık....Peki bu kar taneleriyle neler yapabilirsiniz?&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Şablonları kesip bantla camlarınıza yapıştırabilir, silinince çıkan kar efektli spreyleri şablonların üstlerine sıkıp şablonları kaldırınca camlarınızda kocaman kar tanelerine sahip olabilirsiniz........&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da...Altıgen bir kağıdı 6 yüzü olacak şekilde katlayıp elde ettiğiniz üçgenin kenarlarında minik yarıklar kesikler yapmak suretiyle kendinize özel kar tanenizi oluşturabilirsiniz....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da....Kar tanelerinizi yılbaşı sofranızın renkleriyle uyumlu renklerde kağıtlardan kesip sofrada sunacağınız servis tabaklarının içlerine koyar, kurabiye, börek, kek, kuruyemiş vs gibi kaı yiyecekleri bunlarla servis edebilirsiniz....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da kalın renkli kartonlardan ya da defter kaplarından büyükçe  kar taneleri kesip bunları yılbaşı sofranızda kullanabilirsiniz....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da....Kar tanelerini şablon olarak kullanıp bir sprey boya yardımıyla gözünüze kestirdiğiniz ahşap objelerin üzerlerine kar taneleri yapabilir, yılbaşı temalı hediyelikler hazırlayabilirsiniz....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Basit kar tanesi şablonlarını kullanarak kumaştan kar taneleri kesip bunları yılbaşı sofranızda kullanacağınız masa örtünüze, peçetelerinize aplike yapabilirsiniz..........&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da..........Üzeri düz yuvarlak bi pasta yapar, bu kar tanesi şablonlarından birini pastanın üzerine koyar pudra şekeri ya da kakao serpersiniz ve kar taneli bir pastanız olur.......&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ya da aynı şablondan 5-6 tane keser, sağ ve sol kollarından birbirine tutturur şömineniz varsa şöminenin üzerine (tabi yanmayacak kadar yukarısına), şömineniz yokksa herhangi bir duvarınıza, kapılarınıza asabilirsiniz dekor olarak.........&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Örnekleri uzatmak mümkün, benim bir çırpıda aklıma geleb bunlar.....&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu kesme-biçe-boyama-yapıştırma-spreyleme sürecine çocuklarınızın büyük bir sevinçle katılacağından eminim....Ben evimde hazırları olduğu için yapmadım ama istek üzerine malzeme alıp evde yapıp resimlerini koyabilirim bloğa...Ya da benden hızlı davranıp yapanlar resim çekip mail atarlarsa onların resimlerini koyabilirim.......Kar tanesi resimlerinizi bekliyorum........ &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116438321537060148?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116438321537060148/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116438321537060148' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116438321537060148'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116438321537060148'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/ylba-ssleri-serisi-1.html' title='Yılbaşı Süsleri Serisi-1'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116410102299397788</id><published>2006-11-21T00:03:00.000-08:00</published><updated>2006-11-21T01:23:43.006-08:00</updated><title type='text'>Eşyalar ve İşlevler</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/DSC02300.6.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/DSC02300.6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Merhaba!Uzun bi ara verdim, farkındayım, ama bir daha bu kadar uzun bi ara olmıycak söz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında çok değişik bi ayna projem vardı, onu yapıp resimlerini koymayı planlamıştım ama yapamadım hala o yüzden bu kadar açıldı postların arası...Ayna projem aslında 1 yıldır falan tasarlayıp da bir türlü yapamadığım birşey ve bittiğinde çok güzel olacağını düşünüyorum, yapım aşamasında bol bol foto çekip bloğuma koyacağım.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim bugünün konusuna........Evinizde gerçek işlevi dışında kullandığınız eşyalarınız var mı? Ben herhangi bir eşyayı işlevi dışında farklı bi amaçla kullanmayı çok seviyorum ve çok yaratıcı buluyorum...Aslında hepimizin böyle eşyaları olduğundan eminim....Annelerimizin anneannelerimizin yoğurt kaplarını atmayıp yıkayıp yemek saklamak için kullanması bile buna bir örnek bence...Güzel metal kurabiye-çikolata kutuları pek çoğumuzun evinde dikiş kutusu görevi yapmıyor mu? Bu da annelerimizden gelen bir gelenek bize...Dedemin çiçek sevgisini ve artık çiçeklere saksı yetmeyince kocaman vita kutularına çiçek ekişini hatırlıyorum..Hala da pek çok yerde görürsünüz kocaman yağ tenekelerinin saksı gibi kullanılıp içine çiçek ekildiğini.......Bu bile eşyanın işlevini değiştirmektir bence.....Günlük hayatta sürekli çevremizde görüp de bu açıdan bakmadığımız neler vardır daha kim bilir..........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bugün size kendi evimden birkaç örnek vermek istiyorum...&lt;br /&gt;İlki bir saksı...Evdeki çiçeğim plastik küçük bir saksıdaydı ve onu daha güzel görünmesi ve mutfağıma renk katması için canlı renkte seramik bir saksıya koymak istiyordum. Gidip güzel bir saksı aldım ama evdeki plastik saksı içine tam oturmadı....1-2 gün öylece durdu saksı....Sonra bir gün mutfakta pasta malzemelerim arasında birşeyler ararken bunları biraraya toplasam dağınık olmasa hem de baktığımda hemen görsem derken.......sarı saksım geldi aklıma....Bal kaşığından vişne çekirdeği çıkarıcısına, dondurma kaşığından şarap açacağına kadar herşeyi onun içine koydum ve derin çekmeceme kaldırdım...Böylece hem hepsi birarada duruyor, hem de baktığımda hemen buluyorum aradığımı....Resmi üstte solda....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/DSC02297.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Bu da benim bilezik askım....Takıya çok düşkünüm ve takılarımın çoğunu da kendim yapıyorum...Ama artık o kadar çok takım oldu ki sabah aceleyle hazırlanırken isted,ğimi bulamıyordum ve hepsi birbirine dolanıyordu...Bu kupa askısı 2 sene önce yılbaşında üzerinde kupalarla birlikte hediye gelmişti ama ben mutfak tezgahı mümkün olduğu kadar boş kalsın isteyen biriyim ve kalabalık ediyor diye bu askıyı kullanmıyordum...Aklıma bu askı geldi ve kupa askısını bilezik askısı olarak kullanmaya başladım...Bu şekilde bir kullanımı pek çok yerde görmüşsünüzdür sanırım, benim pek çok arkadaşım da kolyelerini, bileziklerini bu şekilde saklıyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/DSC02294.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/DSC02294.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/DSC02293.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 233px; CURSOR: hand; HEIGHT: 347px" height="335" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/DSC02293.0.jpg" width="249" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/DSC02300.4.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Pekiii bu üstteki ne?Solda boş olarak görünen çengelli askı çekmece içi bölme aparatı bulmak için girdiğim  raydolapçıda bulduğum bir ganimet! Kendisi aslında dolapların içine kemer ve kravat asmak üzere tasarlanmaış bir aparat...Ama ben bunu görür görmez "İşte benim kolye askım" demiştim...Ve de normalde dolap içine asılması gereken bu kancayı tuvalet masamın yanına astım..Böylece sabahları ayna karşısında rahatlıkla deneme yapabiliyorum!Evime gelen arkadaşlarımın ilk baktıkları yerlerden biridir, en son neler yapmışım diye...Tabi bir de çok beğendikleri şeyleri hediye etme gibi bir huyum olduğundan olabilir:)))&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Şimdiki yeni projemse eşimin rahmetli annneannesinin evinden hatıra olsun diye getirdiğimiz oldukça eski, ayakları paslanmış gazeteliği bir kahve masası ve dergiliğe çevirmek....Gazeteliğin üstünde yaklaşık 25e 50 cm boyutlarında ince bir ahşap bölüm var. Onu çıkarıp boyayacağım, üzerine ya kahve fincanları çizmeyi ya da fincan desenli bir kağıtla kaplamayı düşünüyorum, üzerine de aynı boyutlarda bir cam kestirip sabitleyeceğim....Altına da dergilerimi dizince retro havalı çok şık bir kahve masam-dergiliğim olacak.............&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Peki sizin evde neler var?Gerçek işlevinden farklı bir amaçla kullandığınız neleriniz var? bana mail atarsanız onları da burada yayınlayıp konuşabilir..........&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116410102299397788?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116410102299397788/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116410102299397788' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116410102299397788'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116410102299397788'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/11/eyalar-ve-ilevler.html' title='Eşyalar ve İşlevler'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116115777404192304</id><published>2006-10-18T00:46:00.000-07:00</published><updated>2006-10-18T00:49:34.050-07:00</updated><title type='text'>Bunlar da çiçekli tabaklar</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/cay%20tabaklari%20toplu.1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/cay%20tabaklari%20toplu.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/bardaklarla.1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/bardaklarla.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir önceki posta attach etmeyi beceremedim, o yüzden çiçekli çay tabaklarını da buraya koyayım dedim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116115777404192304?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116115777404192304/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116115777404192304' title='9 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116115777404192304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116115777404192304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/10/bunlar-da-iekli-tabaklar.html' title='Bunlar da çiçekli tabaklar'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116115690909153165</id><published>2006-10-17T23:55:00.000-07:00</published><updated>2006-10-18T00:35:09.100-07:00</updated><title type='text'>Bardaklar karışmasın!</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/sagdan%20sola.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/sagdan%20sola.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Günayydıın!Uzun zamandır yazmak istediğim bir pratik ev fikrini sabah işim yokken hemen yazayım dedim...Öncelikle soldaki resmin adı: Soldan sağa, yukardan aşağıya.....Size çay tabaklarından oluşmuş bir bulmaca yaptım! Evet bunlar rengarenk cam çay tabakları....Bu aralar evim için bulduğum ve her seferinde aklımla bin yaşıyım dediğim bir fikrim bu...Annemin katkısı büyük oldu bu fikrimde çünkü annem çok titiz bi kadındır...Genelde kalabalık oluruz bir araya geldiğimizde ve ben bardakları içeriye çay koymaya giderken bardağını bi bahaneyle vermemeye çalışır!!!Ya ben biraz ara vereyim sonra alayım der ya da son yudumum kaldı bitireyim diyip oyalanır ama ben anlarım onun bardakların karışmasından çekindiği için bardağını vermek istemediğini:)))Sırf o rahat etsin diye bardakları oturanların sırasına göre aldığımı söylesem de rahat etmez içi, yine de diken üstünde kalır, çayları getirdiğimde bu mu benimki, bu benimki di mi diye sorar:)...Napsın o da çok titiz işte...Ben de o geriliyor huzursuz oluyor diye huzursuz olurdum ve napsam da şu bardaklar karışmasa derdim...Bir ara bardak bileziklerini denedim ama hiç pratik olmadı vazgeçtim...&lt;br /&gt;Ve sonraaaaa.....&lt;br /&gt;Ankarada perşembe günleri kurulan bir pazar var....Çok sık gitmiyorum ama arada bir gidip neler var bakmayı seviyorum. İşte bu rengarenk cam çay tabaklarını de böyle bi turda buldum! Cam hastasıyım zaten cam takılara objelere bayılırım. Bunları görünce de hemen bi ışık yandı kafamda:Bunlardan her birinden birer renk alsam kalabalık misafir geldiğinde kimsenin bardağı kimseninkiyle karışmaz, hem de rengarenk içimiz açılır dedim ve hemen hepsi şeker gibi 8 tane çay tabağı aldım....Sonra eve gelen herkes çok beğendi bu fikrimi, gelen bana da al bunlardan nolur süper fikir dedi...Ben hediye alırken hem güzel olsun hem işlevi olsun isterim...Bir önceki izmir seyahetimde kuzenlerime götürdüm 8er tane, teyzeler görünce "Aaaa bize niye almadın, çok güzelmiş" dediler....Bu sefer giderken tüm teyzelerime de aldım...Bu sefer teyzelere gelen arkadaşları da görüp aaa biz de isteriz demişler....Anlayacağınız bana yine pazar yolları göründü...Gidip siparişleri almam lazım yarın:))))))Hatta bu işi ticarete dökmeyi düşünüyorum:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada teyzemler için çay tabağı alırken bir baktım yeni bir model daha gelmiş...Bu seferkiler şeffaf camdan yapılmış üstlerinde beyaz çiçekler var, onları da çok beğendim, hatta herkesinki aynı olmasın diye 2 takım çiçekli ve şeffaf, 2 takım da eski tip opak olanlardan aldım....Çiçeklilerin resmini de koymak istedim ama olmadı nedense onu yeni post açıp koyarım artık....&lt;br /&gt;Yani demem o ki:&lt;br /&gt;Siz de kalabalık arkadaş grubunuz geldiğinde kimin bardağı hangisiydi diye stres oluyorsanız bu tür aynı model farklı renklerde tabaklarla sorununuzu çözebilirsiniz...Ben bir de paşabahçenin üzeri boncuk yapıştırılmış gibi duran aida bardaklarından almıştım bu sorun için ama maalesef bardaklardan 5-6 tanesi çay koyarken bilezik şeklinde kırıldı, kullanışlı olmadı yani...Paşabahçeye götürüp değiştirdim yenisini aldım kırılanların ama yine de bu tabak işe daha pratik geldi bana........Tavsiye edilir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116115690909153165?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116115690909153165/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116115690909153165' title='3 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116115690909153165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116115690909153165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/10/bardaklar-karmasn.html' title='Bardaklar karışmasın!'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116109252770528114</id><published>2006-10-17T05:26:00.000-07:00</published><updated>2006-10-17T06:42:07.716-07:00</updated><title type='text'>İkea Ganimetleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/olcu%20kaplari.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/cop%20torbasi%20kutusu.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Merhabalar merhabalar!&lt;br /&gt;Güzel bir İzmir tatili ve bol bol bebek sevme faslından sonra döndüm....Tatil çok güzeldi...Teyzelerle kuzenlerle bol bol vakit geçirdik...Denize nazır güzel kahveler içtik, güzel sohbetler ettik, bebekle oynadık, biz de mi yapsak bi tane dedik ilk defa hayatımızda.:)))&lt;br /&gt;Önceden planladığımız gibi Ikeaya gittik...Gelelim ganimetlereççç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında amacımız çalışma odası için raf ve dolaplar almaktı ama her ne kadar herşey incecik yassı kutularda olsa da bagaja sığması imkansızdı o yüzden biz de karar kıldığımız beyaz lake raflarımızı ve işimize yarayacak ufak tefek ıvır zıvırları almakla yetindik. BU arada çıkışta aldığımız raflardan birinin seri numarasını söyleyip Ankaraya kargo ücretini sordum, tek parça için fazla bi ücret tabi ki ama metreküp başına fiyat alındığından aslında tüm çalışma odasını getirtmek çok da pahalıya gelmiyormuş...Belki İstanbuldayken böyle bi girişimde bulunabiliriz çünkü benim çizip yaptırmayı düşündüğüm basitlik ve tarzda bi sürü şey var, daha önce dediğim gibi ustayla uğraşmak yerine almayı tercih edebilirim.... &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/ikea%20ganimetleri.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/ikea%20ganimetleri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neler aldık?&lt;br /&gt;Aslında birbiriyle çok alakasız şeyler aldık...Alıcam diye belirleyerek gittiğim şeyler raflar ve yatak odasına aldığım avizeydi, internet kataloğundan beğenip belirlenmiştim....Büyük ganimetler bu resimde yok: çalışma odasına 2 tane raf aldık mesela ki bence fiyatları cidden çok uygundu.Biri cd rafı diğeri de zigzag şeklinde bir raf, çalışma odası tamamlanınca çok hoş duracaklar eminim, ikisi de beyaz lake.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avize de şu: &lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/ikea%20avize.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/ikea%20avize.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu resmi katalogdan kopyaladığım için biraz küçük kaldı ama anlaşılıyor modeli sonuçta....Aslında ben bu avizeyi olduğu şekilde kullanmayı düşünmüyorum.Bunu bir iskelet gibi düşündüm, ampüllerin üstüne oturacak minik şapkalar yaptırmayı ya da aradaki metal aksamdan boncuklar sarkıtmayı düşünüyorum. Avize bu haliyle oldukça maskülen bi havada çünkü. Ben yatak odamdaki aydınlatmamdan memnun değildim. İlk evlendiğimde idareten alınmış bir avizeydi....Daha sonra nasılsa değiştiricem diye çok ucuz bişey almıştım, bugüne kadar idare etmiştim ama hem aydınlatması yetersizdi hem de odanın minimal havasında biraz değişiklik yapmak istiyordum.....Şapkalı ya da boncuklu, odanın havasına tamamen aykırı bir aydınlatma almaya karar verdim ama fiyatlar çok uçuk geldi, ikea kataloğunda bu avizeyi görünce hah dedim tam aradığım şey!Benim kafamdakilere iskelet oluşturabilecek bir avize tam!Haftasonu hemen monte ettik avizeyi ve astık....Haftaya avizecilere gidip uygun şapka yaptırıcam ya da belki boncuklarla süslerim bilmiyorum...Yapınca son halinin de resmini çekeceğim sizler için....Tabi odada yapmayı düşündüğüm tek değişiklik bu değil...Yatağın dayalı olduğu duvarı çiçekli gayet maksimalist bi duvar kağıdıyla kaplamayı düşünüyorum....Yine ikeadan tam aradığım gibi bi nevresim takımı buldum....Eşim yorganın üstünde örtü olmasından nefret eder, sadece yorgan olsun ister. İşte böyle yorgana geçirip üstüne örtü örtmeye gerek kalmayacak kadar şık bi nevresim buldum ve hemen aldım!O da yukardaki toplu resimde var, solda pembeli paket....Belki seçiliyordur büyütünce...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka neler var toplu resimde?&lt;br /&gt;Yıllardır uyumadan önce kitap okurken kullanabileceğimiz bir yatak başı lambası alamamıştık. Ikeada bu tam istediğimiz gibi ayarlanabilir, hafif, dikkat çekmeyen ve de çoook ucuz lambaları (8 YTL!) görünce hemen aldık....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askılar ne alaka demeyin...Öndeki ahşap ceket askılarını çok beğeniyorum ve ne zaman ikeaya gitsem alıyorum 2-3 tane. Bi kere gerçek ahşaptan yapılmışlar, formları çok güzel, cilasız oldukları halde hiç kıymık ya da çıkıntı yok üzerlerinde ve çoook ucuzlar!Ankarada aynılarını ben 5 katına alıyorum, o yüzden gitmişken aldım gene 3 tane....Onların yanındaki askılar çoklu pantolon askısı....Bunlardan daha önce kendime almıştım, bunları arkadaşıma aldım...Özellikle yeri kısıtlı olanlara tavsiye ederim, bir askıya 5 pantolon asabiliyorsunuz hem de buruşmuyor!Y da yazlık-kışlık kaldrımak için idealler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadaki mavi delikli plastik kovaya benzer şey bir adet naylon torba saklama kabı aslında! Orda burda karşıma çıkan naylon torbalardan nefret ediyorum, bu şekilde hem derli toplu olacak hem de o deliklerden bir çekişte çekip çıkarabileceğim....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağda kahverengi üzeri yeşil-mor desenli kumaş ikeada satılan iki yanı dikilmiş hazır runnerlardan biri...İstediğiniz ölçüde kesip alıp iki ucunu dikiyorsunuz...Bunu salonumun renklerine çok uyduğu ve şu anki runnerımdan sıkıldığım için aldım, deseni çok ilginç geldi bir de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sol arkada küçük cam kavanozlar ve önünde amerikan ölçü kaplarım var...Cam kavanozlar raptiye-çivi-ataç vs gibi şeyleri saklamak için...Ölçü kapları da ne zamandır ihtiyacım olan birşeydi, hemen aldım....Ölçülerin önündeki peçeteleri battal boy, kalın ve de tam sevdiğim ve  aksesuarlarıma uygun yeşil renkte oldukları için aldım gene burdaki fiyatının 3te birindeydi...Solda görünen beyaz ve pembe paketler nevresim takımı....Beyazı hediye aldım. Pembeyi de kendime...Deseni çok hoş, renkleri de.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Ikea ganimetlerim bunlar. Avizem bitince resmini koyacağım...Raflar da monte edildikten sonra...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116109252770528114?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116109252770528114/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116109252770528114' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116109252770528114'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116109252770528114'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/10/ikea-ganimetleri.html' title='İkea Ganimetleri'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-116003699982704513</id><published>2006-10-05T01:05:00.000-07:00</published><updated>2006-10-05T01:34:54.373-07:00</updated><title type='text'>Ne yazsam ne yazsam</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bu aralar işyerinde deli bir yoğunluk var. Bir de bunun üstüne ani bi kararla kuzenimin bebişini görmeye gideceğim İzmir planına İkeadan çalışma odası mobilyası alma planlarımı da dahil edince hiçbişeye vakit kalmıyor. Ayıptır söylemesi ben cicianneyim! Öhhöö...Bizde bebek altı aylık olunca bööle değişik bi parti gibi bişey yapılır. Cicianne bebişi donatır...Soora bi tepsiye bi sürü mesleği temsil eden eşyalar konur, ya da bebek oturtulur önüne dizilir...Bebek neyi seçerse ilerde de o mesleği seçecek diye gülmelik eğlenmelik komik bişey yapılır...Normalde öğretmen olsun diye kalem, doktor olsun diye steteskop, terzi olsun diye makas vs konurmuş ama ben bilgisayar mühendisi olsun diye mouse, mimar olsun diye cetvel, güzellik uzmanı ve kokoş olsun diye makyaj malzemeleri koyarak olaya modern bi boyut getirmeye karar verdim!:)))))))&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Bu arada diğer kuzenle cicianneliği paylaşamadığımız için ikimiz de cicianne olduk!Şanslı bebek yani! Dün nette konuşuyoruz kuzenle neler alıcaz diye...Anneanne bilirmiş böyle şeyleri ananeye sormuş...pijama, çamaşır takım, çorap, ayakkabı, kıyafet, oyuncak, ve başka ne istersekmiş..Bu arada bebek kıyafetleri çok pahalı arkadaşlar. Ben özendim hadi dedim benettondan alıyım, bir adet 2 yaş bebek kazağı 65 milyon!Benettonun büyük kısmına giderim arada ve büyük kazakları da aynı civarda nasıl oluyo bu? Aşırı pahalı geldi, bi de en hızlı büyüdüğü dönem bebişin, biraz büyüyünce hadi bari 2 sene giyer diyip belki kıyılır özenilip ama şu anda pek mantıklı gelmedi 2 kere bile ancak giyebileceği bi şeye o kadar para vermek...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ben de başka mağazalara baktım ve kumaşları gerçekten en az benetton kadar kaliteliydi... Çok komik bi tane maymunlu pijama aldım. Ve fakat kasada onun önündeki dikişten aslında erkek bebekler için olduğunu fark ettim, olsun çok komikti aldım yine de:)Sooracıımmaaa bi tane pembe kalın koton pantolonla, üzerinde minik evler olan bi üst takım aldım yeşil ağırlıklı...E buna papa yok mu dedim..Tam da aynı yeşilden çoook sevimli bi papa verdi kızcağız (bu arada çok iyi ve alakalı bi hanımdı, çok teşekkür ediyorum burdan kendisine) sonra yine aynı yeşilden çizgileri olan minicik bi çorapçık! Bi de oyuncak aldım sesler çıkaran, tam onun yaşının oyuncağı şu anda....Daha da bişiler alıcam sanırım...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Gelelim İkea olayına...Biz bu evimize 1 yıl önce taşındık ve çalışma odasındaki kitaplar-cdler vs hala kutularda! Tam istediğimiz gibi olsun diye ben çizmiştim bişiler, onları yaptırcaktık ama İkea kataloğuna bakınca aaa benim çizdiklerimin yapılmışı varmışşş! diyip arabaya sığdırabilirsek ordan almaya karar verdik! Şimdi harıl harıl oda ölçüsü alma, eşyaların ölçülerine bakıp eşyaları odaya yerleştirme çizimleri yapma ve maliyet hesaplama işleriyle meşgulüm. Eğer arabaya sığarsa süper olucak. Ustalarla uğraşıp derdini anlatama derdi yok, minimal çizime bakıp rustik bişiler patlatan ustayı öldürüp hapislerde çürüme korkusu yok....Ve tabiii daha ucuz....Gerçi hala masayı kendi çizimime göre yaptırmayı düşünüyorum ama bakıcaz artık.... &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Odanın şu anki halinin ve son halinin resimlerini çeker bloğa koyarım... Hatta öğleden sonra almayı düşündüğüm parçaların da resimlerini koyamaya çalışıcam, görüşürüz:)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-116003699982704513?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/116003699982704513/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=116003699982704513' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116003699982704513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/116003699982704513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/10/ne-yazsam-ne-yazsam.html' title='Ne yazsam ne yazsam'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115885022365111103</id><published>2006-09-21T07:41:00.000-07:00</published><updated>2006-09-21T07:50:23.710-07:00</updated><title type='text'>Birkaç hoş aksesuar örneği</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar3.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 136px; CURSOR: hand; HEIGHT: 107px" height="100" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/aksesuar3.1.jpg" width="136" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;  &lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 171px; CURSOR: hand; HEIGHT: 135px" height="228" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/aksesuar.1.jpg" width="171" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;Birkaç hoş aksesuar örneği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar2.1.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 119px; CURSOR: hand; HEIGHT: 95px" height="95" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/aksesuar2.1.jpg" width="100" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar2.1.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar2.1.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/aksesuar.1.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115885022365111103?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115885022365111103/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115885022365111103' title='11 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115885022365111103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115885022365111103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/birka-ho-aksesuar-rnei.html' title='Birkaç hoş aksesuar örneği'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115884965075403984</id><published>2006-09-21T06:41:00.000-07:00</published><updated>2006-09-21T08:04:05.430-07:00</updated><title type='text'>Küçük Banyolara Pratik Çözümler</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/turuncu-ye??il.0.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="301" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/turuncu-ye%3F%3Fil.0.jpg" width="191" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/mavili%20banyo.2.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" height="331" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/mavili%20banyo.2.jpg" width="204" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/ye??illi"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/ye%3F%3Filli%20banyo.2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün kendi evinde oturan ve banyosunda radikal değişiklikler yapabilecekler için tavsiyelerde bulunmuştum, bu arada Nilaycığımın yazdığı yorumdaki gibi varsa banyonun yanındaki küçük tuvalet-yüklük gibi bölümlere katma olasılığından da burada bahsetmiş olayım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya ya ev kiraysa banyomuza napıcaz?&lt;br /&gt;Bu yandakiler gibi temiz, tertipli içimizi açan bi banyoya nasıl sahip olabiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle banyonuza şöyle bi bakın...&lt;br /&gt;Nelere gıcık oluyorsunuz?&lt;br /&gt;Dağınık mı?&lt;br /&gt;Çok mu eşya var?&lt;br /&gt;Yeterli saklama ünitesi mi yok?Herşey ortalıkta mı?&lt;br /&gt;Renkler mi uyumsuz?&lt;br /&gt;Eski olduğu için mi sinir oluyorsunuz yoksa çok mu küçük?&lt;br /&gt;Eğer kiradaysanız sabit eşyalara (klozet-küvet vb) dokunamayacağınızı farz ediyoruz... Dolayısıyla elimizden gelenin en iyisini yapıp detaylarla ve mevcut olanlarla oynayarak değişiklik yapmak zorundayız...&lt;br /&gt;Şöyle başlayalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Öncelikle banyoda sabit eşyalar dışında ne varsa hepsini dışarı çıkartın! Her nevi sepet-dolap-aksesuar-banyo perdesini sökün!Dolabınız sabitse içindeki herşeyi boşaltın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Banyonuzu bir güzel temizleyin ama her zamanki rutin temizliğiniz dışında çok derin bir temizliği kast ediyorum. Paslanmış borular, musluklar varsa uygun temizleyicilerle paslardan kurtulun. Kireç lekesi olan yerleri kireç sökücüyle temizleyin...Her nevi leke-kir-pastan kurtulmaya çalışın. Duvarları ve yerleri yıkayın! Evet evet yıkayın...Silseniz de yeterince gitmez tozlar, tabi duvarlarınız boyaysa dikkatli olun, ya da silin sadece...Boşken banyonuz bi parlasın iyice...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Boyası dökülmüş borular köşeler varsa önce boya işini halledin, kullanıma hazır boyalardan kullanabilirsiniz çok maharet gerektirmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Sonra durup banyonuza alıcı gözüyle bakın...Bu banyoda nereyi saklama ünitesi olarak kullanabilirim diye sorun...Lavabonun altında dolap koyacak yer var mı? Klozetin ya da çamaşır makinesinin üstüne raf asabileceğiniz boş alan var mı?Varsa hiç durmayın hemen bi yapı markete gidip ağırlık taşıyabilecek cinsten 2 tane raf alıp uygun yere monte ettirin..&lt;br /&gt;Rafta jöleler, havlular, makyaj malzemeleri dağınık durur ve toz olur...mu diyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel şık hasır sepetler, dışı renkli karton kutular alın. Eşyalarınızı gruplara ayırın...Makyaj malzemeleri, saç şekillendiriciler, eşinizin traş malzemeleri, sizin cilt bakım ürünleriniz...Bunları gruplarına göre kutulara düzenli bir şekilde yerleştirip raflara dizin...Hatta her aile ferdine ayrı bi sepet ya da kutu tahsis edin, herkes eşyasını kullandıktan sonra nereye koyacağını bilsin.Bu arada alacağınız sepet ve kutuların birbiriyle uyumlu olması gerektiğini söylemiş miydik?Peki hangi renkleri seçeceksiniz? Renk uyumu bir mekanı güzelleştirmek için en önemli unsurlardan biri gerçekten...Mesela şu yukarıdaki banyoların ortak özelliği nedir sizce? Hiçbirinde öyle çok modern banyo mobilyaları yok....Oldukça da dar mekanlar...Hatta birinde çamaşır makinesi görünüyor, tıpkı bizim evlerimizdeki gibi...Ortak nokta şu: Uyumlu renkler seçilerek ortam canlandırılmış. Ve dikkat ederseniz renk sonradan eklenen aksesuarlarla sağlanmış, hiçbirinin seramiği, küveti çok özel görünmüyor, bildiğimiz beyaz küvet-lavabo var. Ama seçilen banyo perdesi ve havlularla çok hoş bir renk uyumu sağlanmış...Bir de ortada fazla hiçbirşey görünmüyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. O zaman renk uyumu işine banyonuzun ana rengini tespit ederek başlayın...Burdaki iki banyo beyaz olduğu için işi bayağı kolaylaştırmış...Banyonuz beyazsa çok şanslısınız, istediğiniz rengi kullanabilirsiniz...Duvarlarınız fayans değil boyaysa da çok şanslısınız, 2 kutu boyayla banyonuzu aynı yukardaki gibi koyu ve canlı renklerde boyayarak (ama fazla renk çeşitliliğine gitmeyerek) çok şık hale getirebilirsiniz...Ama Türkiye'de banyolarda genellikle renkli ve desenli seramikler kullanılır. Duvarlarınız sizin hiç beğenmediğiniz bir pembe olabilir, ya da belki desenlerini sevmeyebilirsiniz...Bunu kabullenmekten başka çareniz yok, o zaman onu en iyi şekilde değerlendireceksiniz....Banyoda mavi seviyorum diye gidip gülkurusu banyonuza mavi yer paspasları, mavi sabunluklar, havlular almayın.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim evlendikten sonra oturduğumuz ilk evde aynen böyle bi durum vardı. Ben havlularımı, banyo aksesuarlarımı herşeyimi önceden almıştım ve hepsi maviydi. Ama banyo iğğrenç bi turuncuya çalan gül kurusu rengindeydi, bi süre yeni aldım atamam diye ısrar edip kullandım o aksesuarları ama baktım hoş görünmüyor, banyoya uygun krem, sarı, uçuk gülkurusu tonlarında aksesuarlar, sabunluklar-diş fırçalıklar, havlular aldım ve çok daha şık göründü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.Banyonuzun ana rengini tespit ettiniz...Diyelim ki krem ve gül kurusu...Bu iki renge gidecek 2 renk daha belirleyin, bu renkleri belirlemek için daha önceki postlardan birinde bahsettiğim interaktif renk uyumu sitesinden yararlanabilirsiniz...O sitede size verilen kombinasyonlarda main color yani ana renk olarak banyonuzun ana yani baskın rengini seçin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Verilen kombinasyonların printini alın ya da print alma şansınız yoksa en beğendiğiniz kombinasyondaki renklerle aynı renkte birşeyler bulun evinizde..Bunun amacı alışverişe gittiğinizde göz yanılması olup yanlış tonları alıp gelmenizi önlemek, alışverişe giderken bu objeleri yanınızda götürün ve karar verirken çıkarıp tonlar tutuyor mu bakın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Eğer banyo perdesi kullanıyorsanız ve duşakabine bütçe ayırmak istemiyorsanız, perdeniz de banyonuza uygunsa kullanmaya devam edebilirsiniz...Uygun değilse ve alabiliyorsanız şimdi çok şık esprili ve canlı renklerde perdeler var, işe perdeden başlayın. Önce uygun renklerde perdenizi alın. Sonra perdenizin içindeki renklerden uyumlu iki renk seçin. Mesela canlı bir yaprak yeşili ve turkuaz ya da mavi diyelim. Her iki renkten de ikişer tane havlu alın, ben her zaman çift havlu almayı tercih ederim...Havlularınızın aynı dokudan olmasına dikkat edin, hatta aynı havlunun farklı renkleri olsun...Benim tavsiyem her zaman düz renk ya da dokumasından desenli düz renk havlulardır...Desenli çok renkli havluları tavsiye etmiyorum pek, hem renkleri soluyor hem de düz havluları kombinlemek daha kolay. İmkanınız varsa 2 yerine 3 uyumlu renkte de havlu alabilirsiniz... Bulardan 1 ya da ikisini havluluğunuza asar diğerlerini hoş bir şekilde katlayıp rafınıza, lavabonuzun altına (yukardaki resimdeki gibi) ya da bir sepetin içinde makinenizin üzerine ya da lavanonun kenarına koyar aksesuar olarak kullanırsınız....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Ben hem temizlik açısından kolaylık sağladığı hem de modern göründüğü için yerde paspası pek sevmiyorum. Özellikle de şu dörtlü banyo halılardan kaçının derim...Hani bi tane klozet önüne ya da ayaklı lavabo önüne serilir, bi tane ortaya konur dikdötgen, bir tane de takımından klozet kapağına geçirilir...Onlardan kaçının lütfen...Hem hijyenik değil hem de ortamı iyice daraltıyor...Ayrıca ıslak zeminde gerek yok kayıyorlar...İlle de birşey sermek istiyorsanız altı kaymaz malzemeyle kaplı düz renk ya da yine perdeniz-havlularınızla uyumlu tek bir banyo halısı kullanabilirsiniz...Ancak bunun için de şu son zamanlarda çok moda olan makarna tabir edilen kalın ve uzun tüylü olanlardan değil kısa tüylü hatta tüysüz kilim tarzında olanları tercih edin, temizliği daha kolay olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Halımız-perdemiz-havlularımız tamam. Sıra geldi aksesuarlara...Sıvı sabun hem lavabonun kenarını kirletmez hem daha hijyeniktir, bence bir sıvı sabunluk alabilirsiniz, yine de normal sabunu tercih edenler için bir de normal sabunluk alabilirsiniz...Duvara monte sabunluğunuz yoksa takım bir de diş fırçalık alabilirsiniz...Bunların rengini de yine uyumlu seçeceğiz. Ya banyonuzun ana rengine uygun seçin ya da havlularınızdan birinin tonlarında. Böylece mekanda aynı rengi 2-3 yerde kullanarak yukardaki banyolardaki gibi bir etki yaratabilirsiniz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Çamaşır makineniz banyonuzdaysa üzerine küçük ve sade düz renk bir örtü örtebilirsiniz...Ama lütfen şu her yerde satılan muşambadan renkli yere kadar örtülerden kullanmayın... Makinenizin üstüne rafınıza koyduğunuz sepetlerin aynılarından alabilir, içine aşağıdaki resimlerdeki gibi çeşitli spa malzemesi tabir edilen sabunlar, değişik lifler, fırçalar, minik havlular koyabilirsiniz... Buna örnek birkaç resim buldum ama attach edemedim, bir sonraki posta attach ettim....&lt;br /&gt;Yine sepet içinde deniz kabukları koyabilirsiniz. Hatta lavabonuzun kenarına beyaza boyanış büyük deniz kabukları, deniz yıldızları koyarsanız o da çok hoş olur...Bunlar dışında yine havlularınızı seçtiğiniz renklerde ya da bunların birer ton açık-koyusundan çeşitli mumlar da hoş durur...Aslında aksesuar tamamen sizin yaratıcılığınıza bağlı...Çocuğunuzun bir oyuncağı ya da evin başka bir yerinde kullanamaya alışık olduğunuz ama hiç banyoda denemediğiniz bir obje banyonuzun havasını tamamen değiştirir....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da yine minik sepet içinde hoş kokulu kuru çiçekler yerleştirebilirsiniz. Önemli olan sade ama şık görünmesi, makinenin üzerini de lavabonuzun kenarını da doldurmayın...Aksesuarınızın ya bir işlevi olmalı ya da ortama hoşluk katmalı...Normal dalan banyo sabunları sergilemek için pek de nadide ve şık seçimler sayılmazlar:)) ama banyolarda çokça görürüz, sabunlarınız şık ambalajlı, sergileyecek kadar özel değilse lütfen hiç ortaya çıkarmayın, ambalajlarında dolapta dursunlar...Aynı şekilde plastik çiçekler de ortamı basitleştirir. Birşeyleri gizlemek -örneğin bir delik-çatlak-boru- zorundaysanız o deliğin ya da çatlağın olduğu yere minik bi figür, ayna, resimcik, yassı bi taş (banyonuza uygunsa) asabilirsiniz. Ama mutlaka çiçek istiyorsanız o zaman kumaş ya da etli tabir edilen yumuşak malzemeden üretilenleri tercih edin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115884965075403984?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115884965075403984/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115884965075403984' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115884965075403984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115884965075403984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/kk-banyolara-pratik-zmler.html' title='Küçük Banyolara Pratik Çözümler'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115874185501973652</id><published>2006-09-20T01:40:00.000-07:00</published><updated>2006-09-20T07:13:19.670-07:00</updated><title type='text'>Küçük Banyolara Büyük Çözümler</title><content type='html'>Bloglarda gezerken ve bu bloğa gelen yorumlarda şunu gördüm: Herkes banyosundan şikayetçi!Memleketimizde müteahhitlerin banyo anlayışı hala "Haftada 1 banyo yapılan yer" düzeyinde!(buna inanan ve uygulayanlar hala var arkadaşlar, evet acı ama gerçek, pazar günü banyo günü lafı burdan çıkıyo):))Dolayısıyla fazla yere lüzum yok diyorlar herhalde. Oysa sabahları beylerin traş oldukları, saçlarınızı jöleleyip jantileştikleri, hanımların saçlarına fön çektikleri, makyaj yaptıkları, gençlerin sivilcelerine bakıp kendilerinden nefret ettikleri:)) ve küçüklerin de sürekli suyla oynayıp üstlerini sucuk gibi yapmak istedikleri bu oda aslında çok daha geniş bir hacmi hak ediyor....&lt;br /&gt;Ama genelde yurdumda banyolar 3e 3 metre büyüklüğünde bir odaya küvet/duş, ayaklı lavabo, dolap, çamaşır makinesi, şofben nasıl sığdırılır şeklinde yapılmış oluyor...Herkesin ortak derdi napsak da şu banyoyu genişletsek....Duvarlar esnemeyeceğine bize daha pratik fikirler lazım...İstiyoruz ki banyoya girdiğimizde çamaşır makinesinin kapağını açabilmek için duvara sıkışmayalım, aynı anda biri dişini fırçalarken ikinci bi kişi de sığabilsin, kozmetiklerimizi koyacak bi dolabımız olsun..Ve en önemlisi kaç saat uğraşıp temizlediğimiz banyomuz içimizi açsın, hijyenik ve evet mümkünse temiz görünsün! Çok şey mi istiyoruz???&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman napalım...birkaç fikir verelim sonra da renkli hoş resimler üzerinde birkaç ipucu verelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle ev sizinse bütçe ayarlayıp banyoyu baştan yaptırmak en akıllıcası...Zaten firmalar artık anahtar teslim proje yapıyorlar, size danışarak projeyi çiziyorlar, son halini görüp karar veriyorsunuz ve inşaat başlıyor ama değiyor(çoğunlukla)...Genelde işi söz verdiklerinden 2-4 hafta geç teslim ederler ama olsun.....:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer ev sizin ama tüm banyoyu yıkacak bütçeniz yoksa: En azından banyoda en çok yer ısrafına yer açan eşyadan başlayın...Mesela kimse banyo küvetini yıkanmıyorsa küvet gayet gereksiz demektir, onu çıkarıp yerine bir duş teknesi koymak size en az bir metrekare kazandırır ki 9 metrekarelik bir banyoda 1 metrekare fena bi rakam değil...Hatta duş teknesi bile tavsiye etmiyorum, nasılsa yerdeki karoları değiştireceksiniz küvet çıkınca:) karolarla yerden yükseltilmiş bir bölme yaratıp camdan duşa kabinle kapatırsanız çok daha ferah görünür banyonuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkincisi yine büteniz varsa o artık modası kalmayan eski tip ayaklı lavabodan kurtulabilirsiniz...Onun yerine altı dolaplı bir lavabo alabilirsiniz. hatta daha modern bir görünüm için tezgah üstü bir lavabo alabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer kaplayan başka bir unsur klozettir. Klozetiniz klasik yere monte klozetlerdense bunun yerine gömme rezervuar ve duvara monte bir klozet kullanabilirsiniz. Böylece biraz inşaat işiyle rezervuarı duvarın içine saklayıp hem bu çirkin görüntüden kurtulur hem de klozet duvara monte olduğu için temizlik sırasında rahat edersiniz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çamaşır makinenizi banyoda makinenin sığacağı bir girinti-çıkıntı varsa (küvetten artan yere mesela) denk getirmeye çalışın. Hatta öyle bir girinti yoksa da yine küçük bi inşaat işiyle makinenin iki yanından yukarı doğru 2 duvar örüp makineyi bu araya yerleştirebilirsiniz. Makinenin üstüne dolap ya da raflar monte ettirip ıvız-zıvırınızı bu dolpa ya da raflara yerleştirebilirsiniz....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de dolaba ihtiyacınız varsa ille de yere konan dolapları tercih etmeniz gerekmez. Küçük mekanda bakışı ne kadar yukarı çekerseniz ortam o kadar büyük görünür..O yüzden yerden başlayan dolaplar yerine duvara monte dolap ve raflar çok daha ferah bir etki yaratır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak klasik lavabo-üstü aynaları yerine duvarınızın birini tamamen kaplayan çerçevesiz aynalar kullanırsanız mekanınız çok daha geniş görünür....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ev bizim değil, kiradayız diyorsanız, onlar da yarına.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115874185501973652?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115874185501973652/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115874185501973652' title='2 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115874185501973652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115874185501973652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/kk-banyolara-byk-zmler.html' title='Küçük Banyolara Büyük Çözümler'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115830932605420417</id><published>2006-09-15T01:10:00.000-07:00</published><updated>2006-09-15T01:35:26.833-07:00</updated><title type='text'>İşte bu benim odam</title><content type='html'>Bakın bu benim interaktif boya oyununda yaptığım oda mesela...Evimizin yerleri koyu parke, perdelerim krem, duvarımın birini bu renge boyamak istiyorum. Yerleri kahveye, tavanı kreme, duvarı yeşle boyadım, kahvenn tonu tam (Bu postu bi önceki posttan önce okyunca çok anlmasız olabilir, önce aşağıyı okumanızı tavsiye ederim, bu arada post içine 3-4 res&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 311px; CURSOR: hand; HEIGHT: 258px" height="286" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/320/%3F%3Fstedi%3F%3Fim%20ye%3F%3Fil%20duvar%20rengi.0.jpg" width="343" border="0" /&gt;im nasıl koyuluyor?Ben sadece tek bi resim koyabiliyorum da)&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115830932605420417?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115830932605420417/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115830932605420417' title='8 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115830932605420417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115830932605420417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/ite-bu-benim-odam.html' title='İşte bu benim odam'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115830766257400675</id><published>2006-09-15T00:39:00.000-07:00</published><updated>2006-09-15T01:07:42.663-07:00</updated><title type='text'>Hangi renkler uyumlu nasıl bilicez?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Bazen duvarlarınız çok tekdüze gelir, birini yeşile boyasam dersiniz (ben şu anda bunu planlıyorum) ama eşyalara uyar mı emin olamazsınız...Ya da odanızın birini tamamen yenilemek istersiniz ama nasıl duracağını bilemezsiniz, koyu pembe odayı boğar mı loş köşeleri nasıl aydınlatsam diye ikilemde kalırsınız...Ya da canınız eflatun kullanmak ister ama hangi tonu olsun, başka hangi renkleri kullansanız bilemezsiniz...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;İşte risk almadan düşündüğünüz renklerin nasıl duracağını görebileceğiniz  süper bi site yavsiye edicem. Bu siteye girince interaktif bi şekilde istediğiniz odayı seçip (yatak odası, oturma odası, banyo, mutfak vs) istediğiniz renkelere boyuyorsunuz. Hem de seçtiğiniz rengi ana renk olarak kullanırsanız yan renkler neler olmalı, hangi tonlar gider gibi tavsiyeler de veriyor bu site! Oyun gibi, eminim 1-2 saat başından kalkamayacaksınız...&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Sitenin adresi:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.behr.com/behrx/index.jsp"&gt;http://www.behr.com/behrx/index.jsp&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Start Color Smart&lt;/strong&gt; denen yere tıklıyoruz.  Yüklenmesi 1-2 dakika sürebilir.Bekliyoruz. Yüklenince sayfa açılıyor...Ortada &lt;strong&gt;Explore Colora&lt;/strong&gt; tıklıyoruz. Önümüze renk grupları geliyor kırmızı, sarı, mavi vs...İstediğimiz grubu seçiyoruz. &lt;strong&gt;Kırmızı &lt;/strong&gt;seçmiş olalım...Kırmızının açık ve koyu tonları çıkıyor sayfada, sağa sola giderek kırmızının 100lerce tonunu görebiliyorsunuz, ordan bir renk tonu seçiyorsunuz, &lt;strong&gt;select this color&lt;/strong&gt; diyince ilk rengini seçmiş oluyorsunuz. Bir sonraki sayfada solda seçtiğiniz renk, sağda da&lt;strong&gt; Coordinate&lt;/strong&gt; yazısını göreceksiniz, yani bu renge hangi renkler gider size fikir veriyor...Coordinate seçeneğine tıkladığınızda 3 seçenek çıkacak:&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-&lt;strong&gt;See Similar colors&lt;/strong&gt; (seçtiğiniz aynı renkte  uyumlu farklı tonlar görmek için)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-&lt;strong&gt;See coordinated colors-Main&lt;/strong&gt; (Bu rengi ana renk olarak alırsanız 3 yan renk neler olur onu görmek için)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;-&lt;strong&gt;See Coordinated Colors-Accent&lt;/strong&gt; (Bu da seçtiğiniz ilk rengi yan renk olarak kullanmak istiyorsanız 1 ana renkle 2 de yan renk göstermek için)&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Biz seçtiğimiz kırmızı tonunu ana renk olarak kullanmak isteyelim yani odadaki baskın renk kırmızı olsun diyelim, o zaman &lt;strong&gt;See Coordinated Colors-Main'e&lt;/strong&gt; tıklıycaz. Karşımıza kırımızıyı ana renk olarak alan en az 4 renk paleti gelecek. Beğendiğimiz renk paletine tıklıycaz. Şimdi solda seçtiğimiz renk paletini gösteren &lt;strong&gt;your colors&lt;/strong&gt; diye bi bölüm sağda da &lt;strong&gt;Preview/print&lt;/strong&gt; seçeneği çıkacak. Diyelim ki beğenmedik bi rengin tonunu, önce o renge tıklıycaz sonra&lt;strong&gt; Modify Color'a&lt;/strong&gt; tıklayıp istediğimiz gibi açıp koyultucaz rengi oklarla...Yaptık diyelim tekrar &lt;strong&gt;print/previewa&lt;/strong&gt; getirecek bizi program. &lt;strong&gt;Print/Previewa&lt;/strong&gt; tıklıycaz. Oda seçenekleri çıkıcak, renklerimiz hangi odada deneyelim? Mesela yemek odasında ...tıklıyoruz... Solda renklerimiz sağda oda resmi çıkıyor, duvarları, pencereleri, tavanı, kirişleri, yeri, halıyı istediğimiz renklere boyuyoruz..Baktık renkleri beğenmedik her zaman sol altta bir önceki menüye dönme ya da renkleri &lt;strong&gt;modify color&lt;/strong&gt; seçeneğiyle değiştirme seçeneğimiz var. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Özellikle renk konusunda tereddüt yaşayıp bi türlü karar veremeyenler için hem çok yararlı hem de çok eğlenceli bi site...Herkese kolay gelsin!&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115830766257400675?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115830766257400675/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115830766257400675' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115830766257400675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115830766257400675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/hangi-renkler-uyumlu-nasl-bilicez.html' title='Hangi renkler uyumlu nasıl bilicez?'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115815986153238799</id><published>2006-09-13T07:47:00.000-07:00</published><updated>2006-09-13T08:04:22.956-07:00</updated><title type='text'>Dekorasyon kuralları</title><content type='html'>Bloğuma herkese faydalı olabilecek güzel bir yazı koymak için internette gezerken&lt;br /&gt;&lt;div&gt;dekorasyonda neler yapılmalı nelerden kaçınılmalı konulu güzel bir yazı buldum ve hemen çevirdim...Aralarda benim yorumlarım da var parantez içlerinde ve yer yer serbest çeviri yaptım, herkesin hoşuna gideceğini sanıyorum, orijinaline şu adresten ulaşabilirsiniz:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://lifestyle.msn.com/HomeandGarden/Home/ArticleIV3.aspx?cp-documentid=513194"&gt;http://lifestyle.msn.com/HomeandGarden/Home/ArticleIV3.aspx?cp-documentid=513194&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir sonraki yazımı küçük banyoları napsak da büyütsek konusuna ayırmayı düşünüyorum, herkesin ortak derdi bu sanırım...Birkaç güzel kaynak da vereceğim internette bakabileceğiniz...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte yazı:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kurallar:&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kural 1: Her zaman rahat, sıcak, pratik olmayı düşünün.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Ancak bunlardan sonra moda, düzen, dramatik etki ya da diğerleri gelebilir. Şunu unutmayın son derece güzel döşenmiş bir ev de eninde sonunda “ev” olma fonksiyonuna hizmet etmelidir. Ev içinde yaşamak için vardır uzaktan bakılmak için değil. Eviniz her zaman “Hoşgeldin” demelidir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kural 2: Öncelikle aileniz için dekore edin&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Evinizin içinde yaşayanları kucaklamasına özen gösterin. Kocanız küçücük sandalyelerin içinde sıkışmamalı, çocuklarınızın bazı odalara girmesi yasak olmamalı. Dekorasyon kararları verirken ailenin her üyesinin rahat ve zevkini göz önüne alın ve kendinizi ailenizin yaşam şekliyle ilgili kandırmayın! Kocanız çok TV izleyen biriyse televizyonu sehpanın arkasında bir yerlere sıkıştırmayın. Evinizde başkalarının da yaşadığını unutmayın, eviniz “annemin evi” olmasın! &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kural 3: Sevdiğiniz şeyleri alın-ama perakende fiyatına değil!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Hoş bir görüntü için çok para harcamanıza gerek yok. Perakende satış fiyatına razı olmadan önce garaj satışlarına, bit pazarlarına, indirim dükkanlarına hatta büyükannenizin çatı odasına bir bakın…Dükkan fiyatını ödemek son seçeneğiniz olsun! Unutmayın tasarruf ettiğiniz 1 dolar kazandığınız 2 dolara eşittir!&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kural 4: Satın aldığınız herşeyi sevmeniz gerekmez, sevdiğiniz şeyden daha çok işe yarıyorsa tamamdır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bu da 3. kuralın tamamlayıcısı aslında. Eğer bir sehpa bir dekorasyon eksiğinizi tamamlıyorsa (o boş köşeyi dolduruyor, ilginç bir vurgu yapıyor ve eşyalarınıza uyum salıyorsa), fiyatı uygunsa ve ondan nefret etmediyseniz durmayın hemen alın! Daha iyisini bulduğunuzda değiştirebilirsiniz. Zaman, başta sevmediğiniz şeylere karşı acayip bir sevgi geliştirmenize neden olur bazen…&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kural 5: Huzurlu bir ambiyans yaratmaya çalışın&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Dekorasyon amaçlarınız içinde tüm duyulara hitap eden huzurlu bir ambiyans yaratmak da olmalıdır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ev korunduğumuzu ve sevildiğimizi hissettiğimiz bir yerdir. Ev, kırılmış kalplerin tamir olduğu yerdir. Özgürlüktür. İçinde yaşayanların hepsinin aynı kumaştan kesilmiş olmaları gerekmez. Herkesin kendi yolunu çizmesine izin vermek gerekir..&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yatıştırıcı sesler, arındırıcı aromalar, yumuşak dokular-bütün bunların güzel dekore edilmiş bir eve katkıları büyüktür. Rahat bir ev insanda “Eve geldiğim için çok mutluyum. Burası benim rahat ettiğim ve kendimi ertesi gün için yeniden enerjiyle doldurduğum yer” deme hissi uyandırmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kural 6: Her odaya canlı birşey koyun&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;(Çarmıha gerilmiş kayınvalide olabilir-çevirmenin gaddar notu)-Evinizin ambiansına katkıda bulunmanın en iyi yollarından biri budur-gerçek çiçekler, yeşil bitkiler, komik kaktüsler, halıya kıvrılmış minik bir kopek. Akan su sesini deneyin. Su şıpırtısı çok rahatlatıcıdır (Gece uyurken olmazsa tabii) Camdan bir kürenin içinde Japon balığı bile odaya neşe verir (beslemeyi unutmayın!)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kural 7: Küçük sürprizler yaratın&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Beklenmeyen şeyler dekorasyonunuzda harikalar yaratır-çok büyük bir resim, olması gerekenden aşağıya asılmış bir raf, yeşil bir odada kırmızı bir yastık, ters çevrilmiş bir kahve fincanı (fal merakı olan Türkler için pek sürpriz değil ama yine de alakasız bi odada görsek aa bu falı kim kapattı diye sormaz mıyız hepimiz?), aile resimlerinden oluşmuş bir duvar…Arka bahçeler ve verandalar sürprizler için harika yerlerdir. Farklı olmaktan korkmayın.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Kural 8: Herşeyi aynı anda sergilemeyin&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;(Bunu güzel Türkiyemin salondaki camlı vitrine su bardağı dizen ev hanımlarına ithaf ediyorum-bu arada kimse alınmasın lütfen benim annemin evi de aynı durumda!)))&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bir sürahi güzel durabilir ama 20 tanesi hayır! Başka bir deyişle sıcakla kalabalık arasında çok ince bir çizgi vardır. O her yerde ıncık cıncık bir sürü şeyin olduğu Viktoria tarzını sevseniz de herşeyi ortaya çıkarmaktan kaçının. Küçük hazinelerinizi saklayabilir ve dönem dönem değiştirerek sergileyebilirsiniz. Aynı şeyden çok fazla olması hepsinin birden kaybolmasına neden olur. Zıtlıklarla daha çok vurgu yapmayı deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlışlar&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Yanlış 1: Herşey birbiriyle uyumlu olmalı.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;Aslında farklı stiller ve dönemlere ait mobilyalar görsel olarak çok heyecan verici olabilir. Dikkat edilmesi gereken bunları karıştırırken birbirlerine uyum sağmaları için bir ortak renk ya da desen bulabilmek. Dekorasyon dergilerinin son sayılarına bakarsanız pek çok uyumsuz eşyanın birarada kullanıldığını görürsünüz. (bunun adı eklektik tarz, dergilerde satır başı kullanılan bu kelimeye de bir açıklama getirmiş olalım bu vesileyle. Bu arada şu anda farklı döneme ait eşyaları bir arada kullanmak çok moda gerçekten mesela babannenizin evinden aldığınız eski ahşap kolluğu yeniletip tarzına çok farklı canlı desenlerle dolu bir kumaşla kaplatıp kullanırsanız çok "in" bi hareket yapmış olursunuz. Yine anneannelerimizn evindeki renkli camdan vazo ve küllükler de inanılmaz moda, hemen el koyun!Benim gibi kuzene kaptırmayın!)&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 2: Yuvarlak masaya yuvarlak örtü gider.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Fazla uyum “sıkıcı” olabilir. Hoş bir şekilde katlanmış hatta uçlarından düğümlenmiş bir kare ya da dikdörtgen örtü her masada güzel görünür. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 3:Bir odada bir koltuk, bir sandalye ve bir sehpaya ihtiyacınız vardır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Bir odada neler bulunması “gerektiğine” dair eski bilgilerinizden kurtulmaya çalışın. İlle de bir sehpaya ihtiyacınız yok, sizin oturma grubunu tamamlayacak, üzerine dergileri ve içeceklerinizi koyacağınız birşeye ihtiyacınız var.  Odanın hangi amaçla kullanıldığına odaklanın. Unutmayın fonksiyonellik her zaman önde gelir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 4: Kararsızsanız bej kullanın, herşeyle gider.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;(Bizde bej yerine genelde duvarlarda bin yıldır şampanya kullanılır!) Bu genellemenin sebebi doğal renklerin pek çok renkle uyumlu olması ve rahatlatıcı etki yapmasıdır. Ancak tek doğal renk bej değil ki! Tüm toprak tonları-beyaz, siyah, gri, kahverengi, kiremit rengi ve özellikle yeşil ve mavi de aynı amaca hizmet edebilirler ve hatta çok daha ilgi çekici olabilirler. Bugün boya satan yerlerde istediğiniz her rengi elde edebileceğiniz imkanlar sunuluyor. Seçenekler sonsuz. Hatta bilgisayar teknolojisi sayesinde ürününüzün iş bittiğinde nasıl görüneceğini bile görebilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 5: Koltuğun duvara yaslanması gerekir:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her zaman değil! Mobilyaları karşılıklı olarak duvarlara yaslamak yerine bazı parçaları birbirine belli bir açıyla yerleştirmeyi ya da küçük sohbet grupları oluşturmaya çalışabilirsiniz. Bu şekilde mekanı daha ilginç bir şekilde kullanabilirsiniz. Sıradanlığı biraz kırın. Eğer şömineniz varsa kanapenizi şöminenin karşısına koyarak şöminenin sıcaklık ve rahatlığından yararlanarak arkadaşlarınız ve aileniz için hoş bir ortam yaratabilirsiniz…(Ya da kanepenizi cama bakacak şekilde yerleştirebilirsiniz salonunuz yeterince büyükse, böylece mekanı da hoş bi şekilde bölmüş olursunuz, çizdim bunu ama bloğa koymayı beceremedim)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 6: Küçük odaları açık renklere boyamak odayı olduğundan büyük gösterir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Küçük çalışma odanızı kırmızı, kahve ya da koyu yeşile boyamanızda bir sakınca yok. Küçük bir odada koyu renk boya odanın sıcak ortamını ön plana çıkararak daha ilginç ve eğlenceli görünmesini sağlar. Tam tersi olarak, büyük bir odayı doğal açık renklere boyamak da odanın büyüklüğünü vurgular. Yapmak istediğiniz etkiye odaklanın, size öğretilmiş bilgilere değil! (Yine benden bir not canlı ve koyu renkleri tüm duvarlarda değil tek bir duvarda kullanmak çok daha iyi sonuç verir, bir de o duvara vurgulamak istediğiniz bir mobilya ya da aksesuarı koyarsanız tadınan yenmez!)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış 7: Herşey olur!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Size dekorasyonla ilgili bilinen kuralların dışına çıkın, size söylenenleri unutun desek de bazı klasik kuralların –denge, uyum ve rahatlık- hala geçerli olduğunu da unutmayın…Özgürce deneyin. Kuralları yıkın. Ama hep kendinize şunu sorun: Bu dengeli oldu mu? Bununla yaşayabilir miyiz? Bu eşyalar uyumlu oldu mu? &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Eğer cevabınız evetse sonuç güzel bir ev olacaktır. Unutmayın…eviniz siz ve aileniz için var, misafirlerinizin yorumları için değil! Evinizin rahatlığında yaşayacak olan sizlersiniz…(O yüzden evinizin en büyük odasını-salonunuzu- lütfen misafir odası diye kapısını çekip unutmayın! Salon bir evin en büyük ve en rahat edilecek odasıyken neden ülkemizde herkes misafire ayıp olmasın diye küçük odalarda yaşamaya razı olur anlayamıyorum)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yanlış  8: Her zaman kurallara uymayın! Kurallar sadece yol göstericidir.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Evinizde yaşayacak olan sizsiniz. Ayrıca yeni trendler de bu şekilde başlar. Bir zamanlar pejmürde görünüm de normlara aykırıydı (Eskiden kim güzelim çam masasını beyaz boyayla boyayıp bir de  eski görünsün diye kenarlarını zımparalardı ki?)&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115815986153238799?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115815986153238799/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115815986153238799' title='5 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815986153238799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815986153238799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/dekorasyon-kurallar.html' title='Dekorasyon kuralları'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115815877027209245</id><published>2006-09-13T07:43:00.000-07:00</published><updated>2006-09-13T07:46:10.283-07:00</updated><title type='text'>Benim çekimimle kahve drajeleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/DSC01966.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC01966.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115815877027209245?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115815877027209245/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115815877027209245' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815877027209245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815877027209245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/benim-ekimimle-kahve-drajeleri.html' title='Benim çekimimle kahve drajeleri'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115815129236783495</id><published>2006-09-13T05:08:00.000-07:00</published><updated>2006-09-13T05:41:32.770-07:00</updated><title type='text'>Sunum fikirleri</title><content type='html'>Tekrar merhaba!&lt;br /&gt;İkinci postta size hoş bi sunum fikrinden bahsetmek istiyorum...Ben tam bir kahve delisiyim...Hatta daha da beterdim de bu yaz birazcık azalttım. Yani sabah kahvaltıdan sonra 1 nescafe (Filtreyi tercih ederim ve instant kahveyi hiç sevmem ama işyerinde imkanlarımız bu kadar:)), öğle yemeğinden sonra DUBLE Türk kahvesi,  2 saat sonra yine nescafe, akşama da artık Allah ne verdiyse, tabi arada yine bolca çay......&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahveyi bu kadar sevince içinde kahve olan herşeyi de seviyor insan...Arkadaşım Tepe Homeda üzeri kahve çekirdekleri kaplı mum görmüş, hemen aradı beni alıyorum sana diye, alma dedim, niyeee dedi, ben çoktan aldım 2 tane dedim:))Masamın üstünde 2 tane kahveli mumum var mis gibi kokan...Kahveli kek, pasta-kurabiye, cappucinolu cikolata vs kahveli ne varsa bayılırım. Kahveli parfüm çıksa keşke hemen alırım o kadar seviyorum kokusunu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi ara ciddi ciddi sermaye bulup (loto-toto) Starbucks'ı Türkiyeye getirmeyi kafama takmıştım. O sermaye hiç çıkmadı....Baktım biri Starbucksı benden önce getirmiş, ben de kariyer olarak kendime Starbucksta kahve yapma elemanlığını seçtim ama çevrem işimden istifa edip böyle bi maceraya atılmama izin vermedi, o kadar masterı bilmem neyi boşa mı yapmışım, nolcaktı ki...İnsan severek yapacak olduktan sonra ne önemi var? neyse bu hayalim de suya düştü.Madem kahvecilik yapamıyorum bari kahve dükkanlarını zengin edeyim dedim ben de ve önüme çıkan her kahve dükkanına daldım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son daldığım dükkanlardan biri Bahçelideki Kahve Dünyası oldu, Kahve Dünyası Altınkılıçlar adlı bir kuruluşun markası. Her ne kadar logosunun şekli ve kullanılan yeşil Starbucksı çağrıştırsa da K.D.'nın logosundaki stilize kahve çekirdekleri gayet güzel bir logo olmuş...Bahçelideki mağazanın dekorasyonu gayet sıcak...Bir köşede rahat rahat oturup kaykılabileceğiniz:) ve sohbet edebileceğiniz şık deri koltuklar var. Koltukların hemen üstünde kahvenin nasıl üretildiğine dair vir video dönüyor...Bu arada bence duvarlardaki arkaları ışıklı büyük boy kahve fotoğrafları çok mükemmel seçimler olmuş, hem kahvenin kahve dışındaki renklerini mekana taşıma açısından hem de görsel malzeme olarak çok başarılı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahve dünyasının beni benden alan ürünüyse üzeri çikolata kaplı minik kahve çekirdekleri oldu..Neden?Ben de tam evde böyle bir fantastik fikri hayata geçirsem diye düşünürken bir baktım ki birileri düşünüp yapmış bile!Mutluluğumu anlatamam! Bana Kahve Dünyasını keşfettiren arkadaşlarımla kahvelerimizin yanında avuç avuç yediğimiz gibi ben eve giderken bunu herkese tattırmalıyım diye 2 paket de ev için aldım! Bahsettiğim drajeleri &lt;a href="http://www.kahvedunyasi.com/"&gt;http://www.kahvedunyasi.com/&lt;/a&gt; adresinde Ürünler/Çikolatalar/Drajelerde görebilir ya da aşağıda benim evde çektiğim resimden görebilirsiniz:&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115815129236783495?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115815129236783495/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115815129236783495' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815129236783495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115815129236783495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/sunum-fikirleri.html' title='Sunum fikirleri'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115797692630587130</id><published>2006-09-11T04:57:00.000-07:00</published><updated>2006-09-11T05:31:18.103-07:00</updated><title type='text'>Hangi kadının.......</title><content type='html'>Yeterince Ayakkabısı var ki benim olsun? &lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 377px; CURSOR: hand; HEIGHT: 260px; TEXT-ALIGN: center" height="290" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/400/DSC01960.jpg" width="377" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir zaman yeterince ayakkabımız olmayacak ve aynı gün içinde 3 çift ayakkabı alsak bile aklımız bir 4. de kalacak, lütfen bunu böyle kabul edin beyler!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde gazetede bir röportaj okumuştum, bir manken hanımablamızla yapılmış röportaj. Eşi İtalyanmış yeni evlenmişler ve İtalyan erkekleriyle Türk erkekleri arasındaki farkı sormuşlar sanırım...ablamız belki de pek çok kadının iç geçirmesine neden olacak şu cümleyi kurmuştu: "O şahane bir adam...İtalyan olduğu için süper bi ayakkabı zevki var ve bana sürekli süper ayakkbılar alıyor...Bir Türk erkeği olsaydı  150 çift ayakkabın var artık alma!derdi..."O kadar iyi anlıyorum ki onu...Ben de kotun altına giyilecek bir spor ayakkabıya ihtiyacım var derim, gider alırım ve daha eve gelirken aklımda başka bi ayakkabı vardır...bu böyle.....Ve de ayakkabılarımla aramda özel bi bağ var sanırım...Evlenmeden önce de evlendikten sonraki ilk evimizde de maalesef ayakkabılarımı alacak yeterli dolabımız yoktu, karmakarışık duruyordu ayakkabılar. Şu an oturduğumuz eve ilk girdiğimde ilk olarak ne güzel mutfak! ikinci olarak da "hem de bütün ayakkbılarımı koyabileceğim bi portmanto var" demiştim.....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün ayakkabılarımı kutularında alırım ve atana kadar kutularında saklarım.Ve fakat çok ayakkabı olunca her sabah kıyafete uygun ayakkabıyı bulmak için 10 tane kutu indirip hepsinin içine bakmaktan ve aradığım ayakkbının hep en son kutudan çıkmasından bıkmıştım, hatta bu yüzden işe geç kalıyordum...ve ne yaptım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün ayakkbılarımın aynı yerde aynı pozda aynı uzaklıktan resimlerini çektim.Sonra eşim o resimleri A4 kağıda landscape (yani yan) modunda yan yana 4er tane sığacak şekilde küçültüp yan yana kopyaladı, sonra ben onların pritnlerini aldım, bi güzel kenarlarından kestim ve kutuların sağ alt köşelerine yapıştırdım bir Alman disipliniyle! Ve böylece arkadaşlarımın alaylarına maruz kalsam da sabahları aceleyle evden fırlarken sadece bir saniyede istediğim ayakkabıyı teşhis etmeme yarayan bir sisteme kavuştum....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayki dekorasyon dergilerine bakarsanız bu sayılarının büyük bölümünün depolama-saklama çözümlerine ayrılmış olduğunu görürsünüz, nedeniyse Başak burcuna girmişiz ve Başak burcu acayip titiz, tertipli düzen hastası bi burçmuş, bu nedenle bu ay fazlalıklardan kurtulmak, evleri düzenlemek, yayıntıları ortadan kaldırmak için en ideal aymış. Eh madem öyle ben de ilk yazımı güzel bi depolama-sınıflama çözümüne ayırayım dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte yukarıdaki de uygulama resmi......(Kutularda yazan markalar reklama girmez di mi?:))))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115797692630587130?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115797692630587130/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115797692630587130' title='6 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115797692630587130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115797692630587130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/hangi-kadnn.html' title='Hangi kadının.......'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-34207886.post-115797504907074221</id><published>2006-09-11T04:34:00.000-07:00</published><updated>2006-09-15T05:27:53.603-07:00</updated><title type='text'>Merhaba!</title><content type='html'>Merhaba!&lt;br /&gt;Burada hayatınızı kolaylaştıracak ev fikirlerinden, evlerinizde uygulayabileceğiniz dekorasyon fikirlerinden bahsetmeyi planlıyorum...Bir daha doğsam yine aynı işi yapardım diyenlerden değilim, imkanım olsa yarın istifa eder gider iç mimarlık okurum. Ben maalesef gerçek ilgi alanımı, tutkuyla yapabilirim diyebileceğim işi geç keşfetmiş bir insanım....Tasarım-dekorasyon konularında bol bol dergi-kitap okuyarak, internette araştırma yaparak bu ilgimi geliştirmeye çalışıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bloğun adına gelirsem....Nikoçara.....uydurma gibi geliyor kulağa değil mi? Bu Rumca bir kelime...Benim babaanne tarafım Girit adasından gelmiş Mübadele zamanında, orada Rumlarla iç içe yaşadıklarından çok iyi Rumca konuşurlardı, hatta bazı kelimeler o kadar yerleşmiş ki dillerine Türkçesini değil Rumcasını kullanırlardı (dı diyorum çünkü dedem rahmetli oldu)...Bu da o birkaç hep Rumcası söylenen kelimeden biri...Nikoçara hamarat demek...Ben küçükken örgü örmeye filan çok meraklıydım annem bana minicik şişler almıştı, babaannem örgü örmeyi öğretmişti o şişlerle...Daha ilkokula gitmiyordum bi el bezi örmüştüm rengarenk yünlerden...İşte o zaman benim minicik parmaklarıma yünü dolayıp özenle o minicik şişlerle örgü örmeme bakıp "Nikoçara" diyip gülerlerdi!!!!Bloguma degisik bi isim düşüneyim derken hamarat mı olsa dedim, sonra da aa nikoçara olsun dedim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bloğumun öyküsü böyle...&lt;br /&gt;Başlangıç için 1 pratik ev fikriyle başlamak istiyorum...&lt;br /&gt;Yeni postta......&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/34207886-115797504907074221?l=nikocara.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nikocara.blogspot.com/feeds/115797504907074221/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=34207886&amp;postID=115797504907074221' title='7 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115797504907074221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/34207886/posts/default/115797504907074221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nikocara.blogspot.com/2006/09/merhaba.html' title='Merhaba!'/><author><name>Nikoçara</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13490809822639946004</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='28' src='http://photos1.blogger.com/blogger/8089/3748/1600/green%20coach.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry></feed>
