Nikoçara

Thursday, February 01, 2007

Hakkımda bilinmeyen 5 şey



Merhaba! Çoook uzun bi ara verdim farkındayım ama yılbaşı sonrası o kadar yoğun geçti ki yeni bir proje yapmaya vaktim olmadı, o yüzden de yazamadım. Benim şu büyük ayna projem içimde ukde şeklinde bekliyor, projem hazır, malzemelerimin yarısı da tamam,çizimlerin ölçümlerim hazır ama hala gereken çerçeveyi yaptıramadım ustaya:( Artık diğer projeleri bi tarafa bırakıp buna vericem tüm enerjimi....Bu ayna benim şimdiye kadar yaptığım en büyük projem olucak o yüzden her aşamasını tek tek fotoğraflıycam....Umarım güzel olur....

Ceydacım beni hakkımda bilinmeyen 5 şey konusunda sobelemese herhalde bir süre daha yazamayacaktım...Çok teşekkür ediyorum kendisine...Gelelim hakkımda bilinmeyen 5 şeye:

1. Ben küçükken anaokuluna gitmedim..Ankara o yıllarda acayip soğukmuş, diz boyu kar içinde resimlerimiz var...Annem de sıcacık evinden kaldırıp yollara dökmiyim çocuğu, seneye gider diye diye beni okul yaşıma getirmiş saolsun! Anaokuluna gitmedim ama gitmiş gibi hergün düzenli şekilde yaptığım faaliyetlerim vardı.Mesela annem hadi sen şimdi faaliyet yap derdi. Faaliyetin anlamı bi kağıda resim çiz, boya, sonra onu kesti! Ben nedense sürekli hep 3-4 katlı rengarenk pastalar çizer dururdum...Bi güzel boyardım onları, özenle keserdim..Neden başka bişey çizmiyordum bilmiyorum...İşin ilginci yemek yapmayı pek sevmiyorum ama pasta yapmaya bayılıyorum o zamandan belliymiş:)))

2. Küçükken her kıyafetime uygun tokalarım, taçlarım vardı, saçlarım uzundu....ben de tokayı çok severdim ama annem de beni süslemeyi çok seviyordu sanırım...Tokalarımı ortaya döker, tokaları kullanarak kocaman kız resimleri yapardım...O kadar çok tokam vardı düşünün! O zamandan belliymiş süslü olacağım:)

3. Ortaokulda ev boyanıyordu, ben kendi odamı boyarım diye tutturdum...Ve benim dekorasyon merakım heralde o zamanlar başladı...Odamı baştan yarattım! Duvarları pembe boyadım (tabi usta da yardım etti)Araya pembeli mavili bi bordür yapıştırdım, kendim ölçü alarak herşeyini kendim yaptım hem de...Yerler için pembe-beyaz kırçıllı duvardan duvara halı seçtim....Ve son olarak çiçek şeklinde pembe bir lamba aldım..Odam çok güzel oldu..Annemler bile şaşırdı yaptığım seçimlerin isabetine...Yaniiiii dekorasyon merakım da küçükten başlamış:)

4. Filmlerde kızlar önce çok çirkindir sonra birden acayip güzelleşir herkesi kendine hayran bırakır ya, böyle bi olay ben de yaşadım..Küçüklüğümden beri kiloluydum ama ergenlikle birlikte felakat olmuştum...Ortasonda yılsonu balomuz vardı, çok giymek istediğim bi kıyafet vardı ama o kilolarla asla giyemezdim. Hırs yaptım...O yaşta kendi kendime diyet ve acayip sıkı spor yaparak zayıfladım ve baloya o istediğim kıyafetle gittim..Herkes şok olmuştu bu sen misin diye..........

5. Araba kullanmaya çok meraklıydım, 19 yaşında ehliyet aldım ama babam tek başıma arabayı kullanmama izin vermiyordu. Babamın yanında uzun yolda bile araba kullanıyorduma ama tek başıma kullanamya gelince daha olmaz, ben tamam diyene kadar bekle diyordu ve ben sinir oluyordum. Bi gün fön çektircektim, kuaför de çok yakın. Aslında istesem yürürüm..Ama inat işte. Baba ben kuaföre gidiyorum arabayı aldım hadi bye! dedim..Babam da ondan izinsiz bişey yapmayacağıma o kadar inanmış ki hee tamam git filan diyo! Ama cidddi ciddi anahtarları aldığımı tahmin etmiyordu heralde...Ben gayet sakin indim, çalıştırdım arabayı, park yerinden çıktım, tam gidicem...arkamdan babamın sesini duydum...Üstünde pijama-rob de chambre, ayağında şıpıdık ev terllikleri arkamdan koşuyo Nikoçaraaa gel burayaaa diyee!!!!! Gülmekten ölmüştüm. Babam şok içindeydi! Hiç tahmin etmiyormuş.. Sonra bekle beni dedi gitti 2 dk üstünü değişti indi, kuaföre kadar ben kullandım, o döndü.Sonra beni almaya geldi, eve kadar gene ben kullandım.....!!!!!!!!!Babama kalsa ben hayatta tek başıma trafiğe çıkamıycaktım, cesaretim tamdı ama o izin vermiyordu işte korkuyordu. Abim bi gün arabasını bizim evin önüne bıraktı, şehir dışına çıkacaktı 3-4 gün. Abi dedim babam arabayı vermiyo seninkini kullanayım mı? Bak dedi al sana anahtar ve ruhsat, bin git, sen çok iyi kullanıyosun zaten, çarparsan da ödersin olur biter... Biniş o biniş....... Bi gün çıktım gittim, hem de 20 km uzaktaki ve de gayet zorlu bir trafiği olan okuluma!....2. gün çıktım gittim gene.... annem çakmış, babama söylemiş bizim kız 2 gündür okula arabayla gidiyo haberin olsun diye..Babam da aldı beni karşısına, eyvah dedim kıyamet kopacak şimdi....Babam dedi ki...sen yırttın artık afferin, tek başına arabaya atlayıp gidecek cesaretin varsa sen piştin demektir!

İşte bunlar da benim 5 özelliğim..biraz anılardan bir demet gibi oldu ama:))))))))))

Tuesday, January 09, 2007

Yilbaşı mamaları
















Yeniyılın ilk postuyla merhaba!
Biraz yılbaşı rehaveti biraz koşturmaca derken ilk post ayın 9una kaldı.....Fotoların hepsi yılbaşı gününden....Yukardakiler yılbaşından 2 gün önce çekildi ve hediye olarak yollandı....Sadece yılbaşında değil, bayram-yaşgünü ve her türlü özel günde ya da sadace bir arkadaşınızı, dostunuzu ziyarete giderken hoşluk olsun diye yapıp bu şekilde kutuya koyarak götürebileceğiniz bir hediye fikri olsun istedim.... Bu sene biliyorsunuz zencefilli yılbaşı kurabiyelerine takmıştım... 3-4 farklı tariften sonra karar kıldığım tariften tepsi tepsi kurabiye yaptım...Ama iş kurabiyeleri yapmakta değil süslemekteymiş...İnanılmaz vakit alan bir uğraş hemen söyliyeyim...Yılbaşından önceki hafta hediyelik kurabiyelerimi süsliycem diye her gece 3lerde yattım....Ama değdi....Kurabiyelerimi süsledikten sonra 1 gece dinlendirdim, süsler iyice kurudu, yapıştı.Ertesi akşam hepsini tek tek jelatin torbalara koyup kurdeleyle ağızlarını bağladım....Daha önce hediye gelen cam bardakların sarılı olduğu parşömenleri atmamıştım, düzeltip katlayıp saklamıştım, onları buldum....Kutuların içine 3-4 kat serdim, içlerine kurabiyeleri yerleştirdim...Sonra güzel kurdelelerle kutuları bağladım....Hem dıştan görünüşü çok şık hem de içi sürprizli güzel bir hediye oldu! Yılbaşı akşamı gelen telefonlardan herkesin hem kurabiyeleri hem sunumu ne kadar beğendiği belli oluyordu, ben yaptım deyince inanmadılar çok şık bir butik pastaneden alınmış gibiler dediler....Ben de afiyet olsun dedim.........

Karton kutuları-reklam olmasın ama çok beğendiğim için yazıcam- Tepe Home'dan aldım.... Bence Türkiyede hala becerilemeyen bişey var: Ambalaj! Şöyle şık hediye paketleri, kutuları yok hala....Ya toptancısına gitmek lazım ya da yok bilmiyorum.....İşte bu yüzden Tepeyi çok takdir ettim, minicikten kocaman 50 cmliklere kadar her boy hediye kutuları getirmişler...ben bunların biraz daha büyüklerini geçen sene kemer-fular kutusu olsun diye almıştım, tüm dağınıklığı toplamıştı....Bu sene de biraz daha küçük boylarını aldım kurabiye kutusu olarak.Kurabiyeler yendikten sonra fotoğraf kutusu yapılabilir, takılar konabilir içine ya da artık hediyenin sahibi nasıl isterse öyle kullanır, hem de fiyatı çok uygun sadece 3.5 YTL!



Bu soldakiler de benim lolipop böreklerim! Fikri tabi ki Burcudan (Pastacı) ve Zuhal Yalçından aldım....Onlar tek tek saplamışlardı şişlere ben ikişer ikişer sapladım...Yapımı çok basit ve özellikle çocuklar için yapılan doğumgünleri için hoş bir sunum diye düşünüyorum...Hazır milföylerin içine sosisleri bütün olarak koyup milföyleri rulo şeklinde katlıyorsunuz, sonra 2şer santimlik arayla kesiyor ve şişlere saplıyorsunuz. Sonra da yağda kızartıyorsunuz......Ben ikram etmeden önce fırına atıp 5 dk ısıttım....Sonra bunları nereye saplasam derken pencermin önünde duran minyatür galvaniz kovalarım aklıma geldi, normalde içinde yapma çiçekler var. Çiçekleri çıkardım, kovaların içindeki ağır çakıl taşlarını çıkarmadım denge olsunlar diye...Sonra da şileri taşların arasına sapladım, bence çok hoş oldu....





Ve son olarak bu da çikolata soslu cheesecake'im....Diğer bloğumdaki arkadaşlar tarifini istemişti, buraya yazıyorum...Denediklerim içinde en garantili tutan tarif olduğu için sosta ve peynirin içine konan malzemede değişiklikler yaparak farklı şekillerde yapıyorum.......Pastanın üstündeki süsler ve kuşları hazır almıştım.....İşte tarif:




Kek tabanı için:
1 paket burçak bisküvi
1/2 paket vanilyalı bisküvi
50 gr tereyağı
(Ben 1.5 paket Burçak bisküvi kullanıyorum, evde varsa biraz da badem tozu ilave edilebilir)

Peynirli malzeme için:
2 paket labne peyniri
4 yumurta
1 küçük kutu krema (veya 1 çay bardağı yoğurt)
1 su bardağı toz şeker
3 çorba kaşığı un
1 paket vanilya
Yapılışı:

1. Bisküvileri robotta ezip un haline getirin. Tereyağını eritip ılıtın. Bisküvi ununa karıştırın. Hamuru kelepçeli kalıba üzerine bastırarak düzgün bir şekilde yayının.Buzlukta 15-20 dk. Bekletin.
2. Peynirli karışım için yumurtaların aklarını sarılarından ayırın. Yumurta sarılarını şekerle mikserle köpük köpük olana kadar çırpın. Şeker eriyince labne peyniri ve kremayı ekleyip 1-2 dakika daha çırpın.
3. Yumurta aklarını mikserle kar haline gelene kadar çırpın.Un ve vanilyayı ekleyip 1-2 dakika daha çırpın. Karışımı peynirli karışıma ilave edip tüm malzemeyi 1-2 dakika daha çırpın.
4. Peynirli karışımı buzlukta katılaşan bisküvinin üzerine dökün. Önceden ısıtılmış fırında 170 derecede 30-35 dakika pişirin. Yalnız pişirme süresi fırından fırına değişiyor, kelepçeli kalıbın içindeki penirli karışımın kenarları kızarmaya başlayınca tamamdır...Bu haldeyken kalıp sallandığında peynirli karışımın ortası hala biraz sıvımsı olacak, hareket edecek...Kalıbı fırından alıp soğutacağız ve 1 gece buzdolabında kalacak.
5. Ertesi gün keki kelepçeden çıkarmadan önce kalıbın kenarlarını bir bıçakla biraz ayırıp kelepçeyi öyle açalım...

6. Son olarak eşit miktarda krema ve bitter çikolatayı eritip kekimizin üzerine döküyoruz...Bunu ikramdan 1 saat önce yapmanızı tavsiye ederim böylece çikolata hala biraz akışkan olur ve pastayı keserken bayağı bir alkış alırsınız:))))))))))

Bir de ben portakal-çikolata birlikteliğini çok sevdiğim için bu sefer peynirli karışımın içine incecik portakal rendesi koydum...Çok hoş bir aroma kattı....

Eyvah! Bu blog ev fikirleri-dekorasyon başlığından giderek uzaklaşıyor mu ne!Yakında sadece yemek yazmaya başlarsam şaşmayın!:)))Yok yok şaka, bir sonraki postum Çİn düğümleriyle kolye yapımı hakkında olacak....yani umarım........yani becerebilirsem:)))))

Thursday, December 28, 2006

Yılbaşı kurabiyelerim


Sonunda ben de yaptım zencefilli yılbaşı kurabiyesi! Hem de ne yapmak...İlk tepsimi salı gecesi 2de , ikinci ve üçüncü tepsimi de dün gece 2de yaptım! Neden 2de derseniz o saatte acayip ilham geliyor! Tabi aslında 2de kurabiye yapmamda ancak o saatte vakit bulabilmemin de etkisi var biraz:)))Çorap şeklinde olanları erimiş beyaz çikolataya batırdım, mini bonibonlarla süsledim...Ağaçların üzerindekiler gıda boyası katılmış beyaz çikolataydı...Bu arada hemen bir püf noktası: Eğer toz gıda boyası kullanıyorsanız direk beyaz çikolataya koyunca erimiyor ve karışmıyormuş...O yüzden gıda boyasını önce çok az tereyağında eritip sonra erimiş çikolataya karıştırmak lazımmış, ben de öyle yaptım....Gingermanlerimi (bisküvi adam) ise şeker hamuruyla kapladım...Ben hazır satılan şeker hamurundan kullandım, içine biraz kırmızı gıda boyası kattım, gözler ve düğmeler gene mini bonibon........

İlk tepsimin çoğunu temizliğe gelen ablamıza hediye ettim şık bir kutu içinde. Dünki 2 tepsiyi de hediye vericem yılbaşında. Bu akşam ya da cuma akşamı 2 ölçü daha yapmayı düşünüyorum..Yılbaşında bizde toplanacağımız için süslü bi sofra kurmak istiyorum, bu kurabiyelere çubuk takıp çeçikçilerin kullandığı sert süngere saplarsan süper olur diye düşünüyorum......

Wednesday, December 27, 2006

İşte disko topum!!!


İşte günlerdir fotoğraflarını pcme aktarmaya calistigim yilbaşı süsüm! Bu süsün yapımı biraz maceralı oldu... Benim yıllardır eve disko topu asma fikrim vardır... Bi dergide görmüştüm yıllar önce..Bir evi çekmişlerdi dekorasyon dergilerinden birinde...Odanın tüm tavanını sarkan renkli disko toplarıyla kaplamışlardı, bayılmıştım ve o zamandan beri hep aklımdaydı...Yılbaşı süsü almak için Tepe Home'a gittiğimde bi baktım her boy hem de çok ucuza disko topları var her yerde! Resmen uçtum sevinçten! Hemen bi tane aldım...Tabi bi tek disko topu yetmezdi, yanına asmak için büyükçe süsler de aldım...Süsler hazırdı da önce eşimi tavana matkapla delik açması, sonra oraya bi çengel takması konusunda ikna etmem gerekti, ya durup durup fikir yumurtluyosun resmen, napçan gene diye diye yaptı saolsun:))) Fakat geçen 1 hafta o kadar koşturmacam vardı ki bi türlü süslerimin başına oturup hazırlayamadım..Nihayet pazar akşamı vakit bulup bitirdim süsümü, fotolarını çektim, bu sefer de pcye aktarmada sorun çıktı....İki gündür uğraştım ve nihayet bugün koyabiliyorum resimleri.....
Gelelim nasıl yaptığıma..Aslında çok basit...

Ben 1 adet 30 cm çapnda disko topu, 1 tane 3 boyurtlu yıldız, 1 tane 2 boyutlu yıldız, 1 tane melek figürü, 2 tane kalın gümüş rengi zincir (boncukçulardan alabilirsiniz, ağırlık çekecek kadar kalın ve sağlam bir zincir seçmeniz lazım), 1 adet kadifeden kordon (bunu da boncukçudan aldım), 1 metre kalın misina, 6 tane büyük plastik pembe boncuk kullandım....

Önce zinciri kadife kordonun içinden geçirdim aşağıdaki gibi....Zincrin ucunu disko topunun zincirine bağladım pense yardımıyla...


Sonra ikinci zinciri aldım...Zincirin halkalarının içinden kalın saten yine boncukçularda bulabileceğiniz bir ip geçirdim..İp yerine kurdele de kullanabilirsiniz.....

Sonra içinden ip geçirdiğim zincirin (bu arada zincirin uzunluğu 1 metere kadardı) bir ucuna büyük yıldızı, diğer ucuna 3 boyutlu yıldızı taktım...Zincirin ortasını buldum, ama iki süs aynı uzunlukta olursa üst üste biner diye bi taraffı uzun olacak şekilde ayarladım....Zinciri çengele asabilmek için bir halkaya ihtiyaç vardı, onu da zincirin ortasında 7-8 cmlik bir kısmı tel yardımıyla halka şeklinde birleştirerek yaptım...Sonra kalın misinayı aldım... Misinanın ilk 15 cmini kıvırıp bit denen misinanın kaymasını engelleyen metal parçayla sıkıştırıp asmak için halka oluşturdum. Sonra ilk boncuğu geçirdim, halkayla boncuk arasında 10 cm kalacak şekilde boncuğu misina üzerinde kaydırıp boncuğun alt kısına yani misinanın açık ucuna bit takıp boncuğ sabitledim. Sonra yine 10 cm boşluk bıraktım, ikinci boncuğu geçirdim, ikinci boncuğun altına da bit takıp sıkıştırdım ve 6 boncuğu bu şekilde misinaya dizdim...Misinaya dizilen boncuklar misina şeffaf olduğu için uzaktan havada asılı gibi durdular...

Ve son olarak tüm yaptğıklarımı sırayla çengele geçirip süsümü tamamladım...........

Nasıl olmuş?Ben çok beğendim, hem çok kolay hem de salonun bir köşesinde disko topu çok gösterişli durdu......Bir de döndükçe çevreye aynalardan ışıklar yansıyor, çok hoş oldu.Siz de yapmak siterseniz ve bu malzemeleri bulamazsanız aynı fikri en büyük boy çam ağacı toplarıyla da yapabilirsiniz...Süsler yerine irili ufaklı toplar, minik noel baba figürleri ya da çanlarla da uygulayabilirsiniz.......Şimdiden kolay gelsin...

Eğer siz de evinize bu süsten yaparsanız resimlerinizi beklerim.....

Thursday, December 21, 2006

Blogçuların yılbaşı süsleri

Merhaba!Daha önceki postlarımda bana gönderdiğiniz yılbaşı ağacı/süsü/düzenlemesi fotoğraflarınızı blogumda yayınlayıp hem cicilerinizi göstermek hem de diğer blogcu arkadaşlarımıza yeni fikirler vermek için böyle bir etkinlik düzenlemek istediğimi söylemiştim.....İşte ilk reismler....Sizlerin de yılbaşı ağacı, düzenlemesi, süsü ve hatta yılbaşı kurabiyesi, maması ve yılbaşıyla ilgili her türlü fotoğrafınızı bekliyorum...


İşte bu ciciler Misscilek'ten....Çilekçim bu tombik yılbaşı ağacı ve yıldızları polardan kendisi dikmiş. Yılbaşında hasır bir sepet içinde yılbaşı sofralarını süsleyecekmiş ancak sepetin resmini çekememiş çünkü Paşa pek bi sahiplenmiş sepeti ve içinde uyuyakalmış! Çilek de onu uyandırmaya kıyamamış fotoğrafı çekerken. Ben bu tombik süslere bayıldım.. Renkleri de çok uyumlu ve hoş olmuş... Siz de hem tombik hem de sıcacık yılbaşı süsleriniz olsun isterseniz böyle bir süs deneyebilirsiniz. Çilekçiime sormadım ama sanırım şöyle yapabilirsiniz: Kağıda bir yılbaşı ağacı ve bir yıldız şekli çizin, güzel bir şekil için internetten kalıp bulabilirsiniz sanırım....bu sizin patronunuz olacak... Kumaşa şekilleri geçirin kopya kağıdıyla... Kumaşları kesin, şekillerin kenarlarını kumaşın tersinden elle ya da makineyle dikin ama şeklin yere gelecek yani görünmeye alt kısmında 2 cmlik bir boşluk bırakın... O boşluğu kullanarak hem şeklinizi düz çevireceksiniz hem de içine elyaf ya da pamuk dolduracaksınız... Sonra 2 cmlik boşluktan elyaf parçaları ya da pamuk doldurun, son olarak 2 cmlik dikilmemiş yeri elinizde mümkün olduğu kadar dikkatli dikip kapatın.... Nasıl anlattım Çilekçim? Oldu mu? Böyle anlattığıma bakıp kendin yap deme sakın bekliyorum süslerimi:))))))))))


Bu da Yağmurun kapı süsü! Bayıldım ben bu Noel babaya, çok komik bişey...Normalde sürüpüge her zaman asılı duruyormuş kapısında Yağmurun, yılbaşında bir de Noeal Baba ekleniyormuş...Yağmurcum bir de yılbaşı ağacı fotoğrafı ve geçen sene ağacın altına koymak için yaptığı kırmızı-yeşil hediye paketlerini göndermiş ama nedense ekleyemiyorum sanırı her postun belli bir foto kotası var...Onu da bir sonraki postta yayınlıycam....

Ben de dün akşam nihayet ağacımı kurup süsledim ama hala biraz eksik var o yüzden resimlerini bu akşam çekicem. Bir de tavandan sarkıtmak için aldığım disko topum, büyük toplarım var ama dünki denemelerim başarılı olmadığı için bugün başka bir çözüm üretmeye çalışıcam güzel sarkmaları için..Onun da resmini koyucam tabi ki...

Hadi sıra sizde...herkesin yılbaşı hazırlıkları resimlerini bekliyorruumm:))))

Monday, December 18, 2006

Yılbaşı Etkinliği

Merhaba! Sanırım artık yeniyıl telaşı iyice başlamıştır...Bu seneki hediye olayım biraz değişik oldu...Bazıları 1 yıl önceden hazır....Çünkü geçen sene çok beğendiğim şeylerden fazla fazla almıştım seneye hediye ederim diye. Bir de yılbaşı temalı hediyelikler yılbaşından sonra indirime girdiğinde çok şık şeyler almıştım uygun fiyata...(Burdan hemen bir tüyo çıkartalım...Mudo-Tepe gibi mağazalarda yılbaşından 2 gün önce ve yılbaşından sonraki hafta yılbaşı ürünlerinde çok indirim oluyor, evde 1 yıl saklayıp seneye vermeye sabrınız varsa bu dönemi kaçırmayın derim) Tabi ki stoklar yeterli değil ve daha almam gereken hediyeler var ama vaktim yok nasıl yapıcam bilmiyorum....
Hatta ağacımı bile kurup süsleyemedim ve yapmayı düşündüğüm süsümü de gerçekleştiremedim..O yüzden ben de geçen seneden bir sunum fikri resmi koyayım dedim...Bu sene Amerikalıların yılbaşı geleneği olan zencefilli kurabiyeere takmış durumdayım...Gidip özel olarak yılbaşı ağacı, gingerman (bisküvi adam), yılbaşı çorabı ve yıldız şeklinde bir kurabiye kalıbı seti, gıda boyaları vs aldım...Bu resimlerini koyduklarımı zencefilli tarife göre değil normal kurabiye tarifiyle yapmıştım geçen sene...Ağaçların uçlarını erimiş bitter çikolataya batırmış ve kurumadan renkli şekerlerle süslemiştim....Bir önceki postta sadece salonunuz süslemeyin, evin her odasında yılbaşı neşesini anımsatacak birşeyler olsun demiştim ya...Eğer zencefilli-karanfilli kurabiyeler yapıp odalara koyarsanız hem hoş bir süsü olur hem de odanız mis gibi kokar....
Güzel bir tarif ve başka nefis tatlar için http://pastaci.blogspot.com/ ya da http://www.tarcininmutfagi.com/tarcininmutfagi/tatllar/index.html adreslerine bakabilirsiniz....

Wednesday, December 06, 2006

Yılbaşı fikirleri-2

Bugün internette yılbaşı fikirleri araştırırken okuduklarımdan birşeyler de sizlere aktarmak istedim....Bu sene belki evde yalnız olacaksınız, belki evde kalabalık bir parti vereceksiniz, belki de yeni yıla dışarıda gireceksiniz....Hangisi olursa olsun evinize ve size neşe katacak birkaç değişiklik yapabilirsiniz diye düşünüyorum...Evinizde alışık olmadığınız bir parlaklık, değişik renkler görmek bile yaşama sevincinizi arttırır, ya da ben böyle hissediyorum bilmiyorum...Ben bu akşamdan itibaren evimi süslemeye başlayacağım sanırım.Aslında haftasonunu bekleyecektim ama sanırım bu akşam Avrupa Yakasını izlerken bir taraftan da süslerimi ortaya çıkaracağım....

Peki evinizde yılbaşına özel neler yapabilirsiniz? Aslında evinizi yılbaşına hazırlarken takip edeceğiniz prensipler yeni bir boya, mobilya ya da yer döşemesi seçerken takip edeceklerinizle aynı...Yani simetri, tekrar, renk uyumu, uyumlu desenler, bir odak noktası oluşturma vs gibi dekorasyonda her zaman geçerli prensipler...

Peki bu prensipleri evinizde nasıl uygulayacaksınız?
1. Dekorunuzun resmiyet derecesine karar verin…Resmi/Gayri resmi? Yılbaşı süslerinizi seçmeden önce cevap vermeniz gereken ilk soru budur. Gümüş şamdanlar, porselen yemek takımları, beyaz keten örtüler mi kullanmalısınız yoksa rengarenk seramik tabaklar, renkli koton örtüler mi? Davetlilerle samimiyet dereceniz de ev süslemelerinizi belirlemenizde yardımcı olacaktır.
2. Belli bir tema ya da renk skalası seçin ve tüm evde tekrarlayın…Örneğin eğer kırmızı-altın sarısı renklerinde karar kıldıysaniz mutfakta kırmızı havlular, masanızda kırmızı örtüler, altın rengi süslemeli yemek takımları, oturma odasında kırmızı yastıklar kullanın….Burada önemli olan nokta seçtiğiniz renklerin evinizin renkleriyle uyumlu olmasıdır. Çoğunlukla kırmızı, yeşil, altın sarısı renkleri tercih edilir ama daha az geleneksel kombinasyonları da tercih edebilirsiniz, ya da neden çocuğunuzun en sevdiği turuncuyu kullanmayasınız ki? Mavi-gümüş, mor-gümüş, pembe-gümüş gibi kombinasyonlar da bolca malzeme bulabileceğiniz renklerdir..( Mesela ben evimin dekorasyonunda yeşil ve mor olduğu için bu seneki süslerimi hep gümüş rengi-eflatun-mor-yeşil tonlarında seçtim)
3. Her ne kadar yılbaşı aşırılıkların en hoş karşılandığı, pulların, parıltıların, ışıkların, kurdelelerin bolca kullandığı bir dönem olsa da basit süsler de kalabalık süsler kadar hoş bir hava katabilir evinize. Yılbaşı ağacına asılan rengarenk topları kocaman bir cam vazoya koyup sergilemeyi deneyebilirsiniz…İki katlı pasta-kurabiye standlarının ortalarına minik yeşil çelenkler koyup kurabiye ve atıştırmalıklarınızı çevresine dizebilirsiniz…..Ağacınız yoksa 4-5 çam dalını bir vazoya koyup kurdele ve süslerle kendi ağacınızı yaratabilirsiniz….Hediye paketlerini uyumlu paket kağıtları ve kurdelelerle süsleyip bunları yine uyumlu kurdelelerle süslediğiniz büyük bir sepetin içinde bir köşeye koyabilirsiniz…Kozalak toplayıp bunları gümüş-altın renklerinde sprey boyayla boyayıp güzel bir sepet içinde sergiyebilir ya da koridorda yerlere serpiştirebilirsiniz….
4. Sadece misafirlerinizi ağırlayacağınız salonunuzu süslemeyin….Evin her odasında yılbaşını hatırlatacak minik bir süs olsun....Mesela o gün banyonuza kırmızı-yeşil havlular, mumlar koyun… (ben geçen sene ucuzluktan üzeri noel babalı yeşil ve kırmızı havlular almıştım bu seneyi düşünerek)…Koridorlara ışıklar asın….Mutfak masanızın üzerine çam şeklinde kurabiyeler koyun….Evinizin giriş kapısına güzel bir çelenk asın…Yılbaşı çiçekleri hem ucuz hem dayanıklıdır…Oturma odanıza da çiçekler koyun…
5. Bir tema belirleyin ve evin çeşitli yerlerinde o temayı tekrarlayın…Mesela daha once bahsettiğim kar figürlerini kullanabilirsiniz…Ya da noel baba, çam ağacı, melekler, geyikler…Seçtiğiniz figure ve rengi farklı yerlerde tekrarlarsanız tüm evde bütünlük ve devam sağlamış olursunuz…6. 5 duyuya da hitap etmeye çalışın…Tarçın, portakal kabuğu, vanilya, karanfil gibi kokular bu mevsime çok uygundur…Tarçın ya da vanilya kokulu mumlar yakabilirsiniz…Ya da bir portakala karanfiller batırıp bir kudeleyle tavandan sarkıtabilirisniz…
7. Ağacınız yoksa üzülmeyin....Masanızın ya da sehpanızın üzerine çam dallarını süsleyerek de çok güzel bir odak noktası belirleyebilirsiniz…Ya da tavanınıza minik bir delik açtırıp kanca taktırabilir, kudelenin ucuna bağladığınız toplarınız, süslerinizi tavandan sarkıtabilirsiniz (Bu sene ben böyle yapacağım, resmi azz sonraJ) Ya da ağaçlara takılmak üzere yapılmış yanan-sönen ışık demetlerinden alıp büyük bi vazoya toplar, kozalaklar doldurup ışıkları da bunların arasına serpiştirip harika bir odak yaratabilirsiniz……..


Yararlanılan sitelerden iki örnek:
http://interiordec.about.com/cs/christmasdecor/a/cmasdecorating.htm adresinden
http://www.journalstar.com/articles/2006/11/26/prairie_lane/doc4565fd1138b46605446362.txt